Hamza

Hamza
@_hamzaa_
7/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 17:32
Cengiz Aymotov- Cemile Kırgız edebiyatının dev ismi Cengiz Aytmatov’un dünya çapında şöhrete kavuşan ve Louis Aragon tarafından "dünyanın en güzel aşk hikâyesi" olarak nitelendirilen
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,5bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 9. kitabı
Küçük Prens Bu kitap benim için sadece bir çocuk masalı değil, rakamlarla boğulmuş, anlamını yitirmiş yetişkinler dünyasına karşı verilmiş en zarif dilekçe. Okurken fark ettim ki, aslında Küçük Prens’in gezegenler arası yolculuğu, her birimizin modern hayatta düştüğü tuzakları anlatıyor. Kendi otoritesine aşık kralı, alkışlanmadan yaşayamayan kendini beğenmişi ya da dünyayı sadece sayılardan ibaret gören iş adamını okurken; aslında çevremdeki "büyüklerin" ne kadar da sıkıcı ve sığ bir döngüye hapsolduğunu gördüm. Yazara hak vermemek elde değil, "Büyükler böyledir işte, onlara bir şey anlatamazsınız." Kitapta beni en çok sarsan kavram ise "bağ kurmak" oldu. Tilki’nin o meşhur dersi kulağımdan hiç gitmiyor, Birini evcilleştirdiğinde, yani onunla bağ kurduğunda, o artık senin için dünyadaki milyonlarca benzerinden farklı, eşsiz bir varlık haline geliyor. Gülünü o kadar özel kılan şeyin, onun için harcadığım zaman olduğunu anlamak; bana sahip olduğum her şeye ve herkese daha derin bir sorumlulukla bakmayı öğretti. Küçük Prens bana şunu hatırlattı, gerçek değerler gözle görülmez, sadece yürekle hissedilir. Belki de hepimizin yapması gereken, içimizdeki o meraklı çocuğu çekip çıkarmak ve gökyüzüne bakıp şu soruyu sormak, "Acaba o koyun, o gülü yedi mi, yemedi mi?" Çünkü her şeyin anlamı, aslında bu kadar basit ve saf bir soruda gizli.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015279,6bin okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 22:29
Dinle Ki Dinlenesin Ömer Tuğrul İnançer’in Dinle Ki Dinlenesin adlı eseri benim için adeta bir fırtına sonrası sığınağı gibi oldu. Kitabın ismi bile başlı başına bir tefekkür konusu; yazar bize çok zarif bir şekilde hatırlatıyor ki, insan gönül gözünü açtığında, yani hakikati "dinlediğinde" ruhu sükunete erer ve gerçekten "dinlenir." Kitabı okurken, satır aralarında kaybolduğum değil, aksine kendimi bulduğum bir yolculuğa çıktım. İnançer, o kendine has, vakur ve nüktedan üslubuyla bir öğretmenden ziyade bir baba, bir yol gösterici bir şekilde muamele etmektedir okura. Tasavvufun derinlikli meselelerini o kadar yalın ve hayatın içinden örneklerle anlatmış ki edebi, nezaketi ve insan olmanın o ince sızısını mutfağımızdaki ocaktan, sokağımızdaki komşuluğa kadar her yere taşımış. Bu kitap bana, gerçek iletişimin konuşmak değil, muhatabının gönül diline kulak vermek olduğunu sabrın bir bekleyiş değil, bir duruş olduğunu yeniden öğretti. Kuru bir bilgi yığını yerine, yüzyılların birikimi olan bir medeniyetin neşesini ve edebini soluduğum bu eser, zihnimdeki kalabalıkları susturup kalbimin sesini duymamı sağladı. Kısacası bu kitap, kelimelerin ötesine geçip sukût derinliğinde dinlenmek isteyen herkes için başucunda durması gereken bir hayat dersi... Durması gereken bir kitap...
1000Kitap
Dinle Ki DinlenesinÖmer Tuğrul İnançer · Mecra Kitap · 2023255 okunma
9/10
·322 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Savaş Ş. Barkçin’in "Medeniyet Aklı" eseri, modern dünyanın zihnimize vurduğu prangaları fark etmek ve kendi kavramsal dünyamıza dönmek için yazılmış bir çağrı niteliğinde. Yazarın temel argümanı oldukça nettir. Biz bugün dünyayı kendi gözlerimizle değil, Batı’nın bize verdiği merceklerle izliyoruz. Oysa başkalarının kavramlarıyla kendi dünyamızı inşa etmemiz mümkün değildir. Kitap, medeniyeti sadece dışsal bir yapı veya teknolojik bir güç olarak değil, her şeyden önce bir "akıl ve gönül inşası" olarak tanımlıyor. Barkçin; adaletten edebe, hikmetten irfana kadar köklerimizde var olan değerleri bugünün diliyle yeniden düşünmemiz gerektiğini savunuyor. Bu yönüyle eser, sadece bir geçmiş güzellemesi değil; taklitçilikten kurtulup özgün bir kimlik kazanmanın yol haritasını sunuyor. Medeniyet Aklı, okura bir reçete vermekten ziyade onu kendi zihinsel işgalinden kurtulmaya davet ediyor. Kendi dünyamızı yeniden kurmanın yolu, önce o dünyayı tanımlayacak kelimeleri geri kazanmaktan geçiyor.
Medeniyet AklıSavaş Ş. Barkçin · Mostar Yayınları · 201749 okunma
10/10
·378 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2024 20:45
Yollar Dönüşe Gider Nurullah Genç’in şairane üslubunun bir roman kurgusuyla birleştiğinde ne kadar büyüdüğünü "Yollar Dönüşe Gider" ile bizzat şahit oldum. Kitabı okurken beni en çok sarsan şey, anlatılanların sadece bir kurgu değil, yazarın kendi dedesinin gerçek yaşam öyküsü olmasıydı. Birinci Dünya Savaşı’nın o amansız yıllarında Erzurum’un bağrından koparılıp Sibirya’nın dondurucu esaret kamplarına sürülen Bekir Ağa’nın hikayesi, benim için sadece bir savaş romanı değil, bir sabır ve imanın somut göstergesi niteliğindeydi. Nurullah Genç, Sibirya’nın o buz kesen soğuğunu ve esaretin insan ruhunda açtığı derin yaraları öyle canlı betimlemiş ki, okurken adeta o buzlu rayların üzerinde Bekir ile birlikte yürüdüğümü hissettim. Ancak bu romanı zihnime kazıyan asıl unsur, en umutsuz anlarda bile sönmeyen "vatan ve kavuşma" arzusu oldu. Esaretin ortasında yeşeren o hüzünlü aşk ve Bekir Ağa’nın onurundan ödün vermeyen duruşu, insanın en zor şartlarda bile ruhunu nasıl koruyabileceğini çok zarif bir dille anlatıyor. "Yollar Dönüşe Gider", bittiğinde insanın kalbinde hem derin bir hüzün hem de sarsılmaz bir umut bırakıyor; bize sadakatin, vefanın ve sabrın her türlü zinciri kırabileceğini hatırlatıyor.
Yollar Dönüşe GiderNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20221,319 okunma