"Nankörler!" diyor giysi. "Sizi soğuk havalardan korudum. Beni artık neden istemiyorsunuz?", "Ben açık denizden geliyorum," diyor balık. "Ben eskidne güldüm" diyor parfüm. "Ben sizi sevmiştim," diyor ceset. "Ben sizi uygarlaştırmıştım," diyor manastır.
Tüm bunlara tek bir cevap verilebilir: "Bir zamanlar..."
Kendi içine çekilip yaşamı felsefe yoluyla düşünmeye başlayan insan,çoğunluğun, yeryüzüne özgü, aslında hiçbir değeri olmayan birçok gereksiz şeye değer verdiğini, bu yüzden onlardaki dışsal unsurlara dayanan mutluluk görüntüsünün sahte ve geçici olduğunu anlayacaktır.’