Beni sarsan kitaplar kalbimde her zaman yaşayan kitaplardır. Bu kitabı kaç kez okudum hatırlamıyorum. Böcek metaforu ve en sonunda böcek gibi ezilmek. Sahnelenen oyununa gittiğimde var oluşla ilgili yeni şeyler daha öğrenmiştim. Benim için büyülü bir kitap bu. Aynı cümleler farklı anlamlarla karşıma çıktı çoğu zaman. Işe yaranmadığında en yakınlarının bile seni yavaş yavaş terk etmesi. Sahi yeryüzündeki çoğu ilişkiler menfaat üzerine değil mi? Sevgiliyi seversin kalbine iyi geldiği için, dostu seversin seni anladığı için ve daha birçok örnek. Iyi gelmek, anlaşılmak soyut kazançlar peki ya maddi kazançlar? Maddi kazançları sağladığın ilişkiler daha çok menfaat içerir gibi algılar insan ama bence her ikisi de aynı şey. Kafka bu kitabı 20.yüzyılda yazmış ama hâlâ geçerliliğini sürdürüyor. Eminim ki gelecek yüzyıllarda da geçerliliği devam edecek hatta artacak. Lisenin başlarında tanışmıştım bu kitapla afallamıştı beni bitirdiğimde bazı yerleri tekrar tekrar okudum etkisinden çıkmamak için. Bir işe yaramak... Bu kitap üzerine çok şey söylenilir fakat uzatmak istemiyorum kısacası yaşıyorsak bir anlamı olmalı ve bu menfaatten uzak olmalı. Menfaatten bağımsız yalnızca bize iyi geldiği için değil gerçek manada iyi olduğu için yapalım bazı şeyleri. Sonucunda kaybetsek bile. Hak edilen değer konusunda da düşünmek gerekir biz kimiz ve niye değer veriyoruz, bize değer veren kişinin değerini hak ediyor muyuz ya da hak etmek mesele mi?