Her şey kendi varlık mertebesine göre bir idrak ve bilinç seviyesine sahiptir. Varlığınız ne kadar yoğunsa idrak ve bilinciniz de o kadar derinliklidir. Bilinciniz ne kadar açıksa varlığınız da o kadar yoğundur.
İnsanın özün deki en büyük tehlike, kendi kendini yok edecek potansiyele sahip olması. Varlık âleminde başka hiçbir canlı türünde olmayan fena bir özellik bu. İnsan kendini araçsallaştırmaya, nesneleştirmeye, metalaştırmaya başladığında varlığın anlamını da kaybetmeye mahkûm olur.
Bir şeyi nasıl yaptığın, nasıl söylediğin, nasıl sunduğun, işin kendisine takaddüm eder. İlk düğmeyi yanlış iliklersen aşağı doğru tüm dizgi yanlış olur ve başa dönmek zorunda kalırsın.
Gerçek sevgi her tür izahın, sebebin, gerekçenin toplamından daha fazla bir şeydir. O idrak makamına ulaştığında artık sebepsiz sevmeye başlarsın. Sebepsiz sevdiğin için de hiçbir hadise, neden, kusur, söz, hareket seni o sevgiden uzaklaştıramaz. Bu, sevginin son noktasıdır.