Ziyaretlerimiz de olurdu,olmaz değil, ben bazen kahve yapar kapısını çalar, o bazen okuduğu bir kitaptan çok etkilendiği bir paragrafı bana da okumak için parmağını arasına kıstırdığı kitapla oturma odasına koşardı.
Bana bi şey olmuştu o gün. Beni çocukluğun tatlı, uysal,tülsü dünyasından palas pandıras çekip çıkaran bir şey. Sadece çok güzel şeylerin insanın içinde uyandıracağı bir kederle ilk o gün tanışmıştım. Geceleri yüzümü yastığa gömüp ağlarken sevinçten mi,yoksa hüzünden mi ağladığımı bilemediğim bir kendini bilmezlik gelmişti üzerime. Dizginlerini tutmakta zorlandığım yabani at gibi bir şeydim artık. Bıraksalar dünyayı koşacak haldeydim. Aşık olmuştum.