"Hilafette şimdiki usul-ü veraseti muhafaza edecek misiniz?"
Gazi Mustafa Kemal Paşa burada biraz tereddütten sonra:
"Bu bapta (konuda) kat-i bir şey söyleyemem. Mamafih şimdiki usulün muhafazası müreccah (tercih edilir) zannındayım. Çünkü en sade ve en kolay uygulanabilen yol budur. Esasen bu mesele yalnız Türkiye'ye ait olmayıp bütün Alem-i İslamı alakadar eden bir meseledir."
Başvekil İsmet İnönü'ye,
Hatırlarsınız, Türk köylüsünün, Türk'ün efendisi olduğunu söylediğim zamanıç,. Ben o efendinin arzu ve iradesi altında senelerden beri çalışmış olan bir hadimim (hizmetkarım). Şimdi beni çok heyecana getiren hadise, Türk köylüsüne naçizane de olsa ufak bir vazife yapmış olduğumdur. Milletin yüksek mümessiller heyeti bunu iyi görmüş ve kabul etmişlerse benim için ne unutulmaz bir saadet hatırasını bana vermişlerdir. Bundan dolayı çok yüksek zevkle millet, memleket ve Cumhuriyet Hükümet'ine yapmaya mecbur olduğum vazifelerden en basiti karşısında gösterilmiş olan teveccühten, takdirden ne kadar mütehassis olduğumu ifadeye muktedir değilim.
Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere Türk milletine canımı vereceğim.
Kemal Atatürk
İsmet,
Büyük adamsın, hassas olduğun kadar his veren adamsın. Sen benim sözlerimi okurken gözlerin yaşarmış ya ben de seninkileri okurken hıçkıra hıçkıra ağladığımı söylesem, inanır mısın?
Kurtdereli Mehmet Pehlivan
Seni, cihanda büyük ün almış bir Türk pehlivanı olarak tanıdım. Parlak muvaffakiyetlerinin sırrını şu sözlerle izah ettiğini de öğrendim:
"Ben her güreşte arkamda Türk milletinin bulunduğunu ve millet şerefini düşünürüm."
Ben, dediğini en az yaptıkların kadar beğendim. Onun için senin bu değerli sözünü, Türk sporcularına bir meslek düsturu olarak kaydediyorum. Bununla, senden ve sözlerinden ne kadar çok memnun olduğumu anlarsın.
Gazi Mustafa Kemal