Polisler bile Yusuf'a hayranlıkla bakıyordu. Sonuçta tüm Türkiye'nin daha yakın zamana kadar peşinden koştuğu biri bugün üniversiteli öğrencilerle birlikte slogan atıyordu.
O yüzden hastaneye sadece ölümle burun buruna geldiğimde gidiyordum. Kuyruk bize geldiğinde yüz elli yedinci kişi olarak ismimizi yazdırdık. Oturacak yer olmadığı için ayakta beklemek zorundaydık. Yerde oturanlar, sırtını boyaları yer yer dökülmüş, rengi solmuş duvara vermiş çömelerek biraz da olda ayakta durmanın yorgunluğunu atmak isteyenler... Etrafıma bakıyorum hiç kimsenin yüzünde hayata dair en ufak bir belirti yok...
Çocukluğundan beri kalabalık içinde yalnız olarak yaşamasından mı, kitaplar en yakın refiki olduğundan mıdır kendisine ilgi gösterenleri çok da ciddiye alamıyordu.