Kitaplarda bir efsane dolaşır. İçinde bulunduğumuz bin yılın başında her biri kendince damgasını vurmuş üç İranlı arkadaştan söz eder bu efsane: Dünyayı gözlemleyen Ömer Hayyam, o dünyayı yöneten Nizamülmülk ve aynı dünyaya dehşet saçan Hasan Sabbah.
Daha dün bir tepenin üstünden birliklerimi teftiş esiyordum, onların adımlarının altında yerin sarsıldığını hissettim ve kendi kendime 'Şu cihanın hakimiyim! Benimle kim boy ölçüşebilir?' dedim. Allah bu kibrime, bu böbürlenmeme karşı, insanların en sefilini, yenilmiş, edir düşmüş bir adamı, bir idam mahkumunu saldı üzerime; o benden daha güçlü çıktı, vurdu devirdi beni tahtımdan, aldı canımı.