Vakia her şeyi öğrenmek istiyorum, fakat bir taraftan da sukutuhayal korkusuyla, hakikatten kaçıyorum, sükûtuhayal korkusu ve aldanmak ihtiyacıyla kendimi avutup duruyorum; ta ki hakikat, kendi ayağıyla bana gelecek, zorla muhayyileme girecek, savurucu bir rüzgâr gibi orada ne kadar asılsız ve güzel vehimleri varsa hepsini tarumar edecek, beni kendime getirecektir."
Yalnız, içinde bir his var, bazı kere en karışık meselelerin hikmetini ona birdenbire izah eden, kıvılcım gibi, âni, parlak bir his; hani şu bütün kadınlarda olduğu söylenen his kabiliyeti, onlara eşyanın sırrını bir vehlede (ilk an) keşfettiren maruf his.
O his Pervin'e şunu bildiriyor: Sen âciz bir kadınsın. Çırpınma. Her iş olacağına varır. Ne yaparsan yap, olmas lazım gelen şey olacaktır. Kendini bırak.