İdris MERAL

Beşinci Mevsim Beşinci Mevsim Ölüler toprağa gömülür, hatıralar yüreğe. Toprak mı vefalı, yürek mi vefalı? Bilmiyorum. S.14 Vaziyet bambaşka vaziyet oldu Yaşamak işkence, eziyet oldu Dalkavukluk üstün meziyet oldu Sanatkârlar sansar, dâhiler şebek Sözümü dinlersen hiç doğma bebek. S.34 İnce hesaplarla biz bizi yerken Ya sabah geç geldi, ya akşam erken Saksı, vitrin, kafes, akvaryum derken Zindana doldurduk güzellikleri. S.37 Çekinme, en büyük sayı sendedir Dağıt değirmenin suyu sendedir Yedi yüz yosmanın huyu sendedir Yeter ki el salla göz eyle Mankurt. S.43 Söğüdün çürüğü özünden olurmuş, yar için ağlayan da gözünden olurmuş. S.46 Bayram gelmiş neyime Kan damlar yüreğime S.48
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

İdris MERAL

, bir kitap okudu
8/10
·144 syf.·
3 saatte okudu
·
2022 61. kitabı
Abdurrahim Karakoç
8.9/10 · 1.111 okunma
İnsanın Acısını İnsan Alır İnsanın Acısını İnsan Alır (Şükrü Erbaş) İçine günah karışmamış bir sevinç gösterebilir misin? S.24 İnsanların ilgi ve güven dilendiği bir devletin ne onuru, ne iyiliği, ne de varlığının bir değeri olabilir. S.25 İnsan sevdiklerini kendi elleriyle bir uzaklığa yerleştirmeyi bilmeli. S.25 Dağıstan'da Avarlar, hayatını istediği gibi yaşayamamış insanların mezar taşlarına "yüz yaşına kadar yaşadı ama dünyaya gelmedi” diye yazarlarmış. S 52 “İnsan ruhu -der, Kazancakis- dünyanın en emperyalist gücüdür; fetheder, fetheder ve hiçbir zaman fethettikleri ona yetmez." S.52 "Yaptıklarından değil, yapamadıklarından pişmanlık duymalı insan." (Cioran) S.53 Gidiş ve dönüşle ilgili Sokrates'e atfedilen bir hikâyedir: Huysuz bir kişi için, “seyahat adamı hiç değiştirmedi; gitti geldi ama yine aynı aksi, lanet adam" diyorlar. “Gayet tabii –diyor, Sokrates-kendisini de beraber götürdü." S.53 Sağlıkta değil hastalıkta yaşama belirtisi vardır.(E.M.Cioran) S.65 "Peki, nedir öyleyse pişmanlık? Bir seçimle dışarda bıraktığımız binlerce olasılığın, hiçbir zaman bilemeyeceğimiz gerçekliğinin, yaptığımız seçimden daha iyi olacağı düşüncesiyle kıvranmak, Nietzsche'nin deyişiyle, 'köpeğin taşı isırması' değil midir?" S.83 “Doğrunun bile kurtaramadığı bir kaba gerçekliği yaşıyoruz nicedir. Haklılık güçlülüğün değil, yenilginin koşulu oldu." S.83