At arabası görmüşsünüzdür ya da fayton. Görmediyseniz görün. Gidin o atlara yakından bakın, özellikle de gözlerine: ıslaktır, bir damla yaş vardır, kocaman açıktır, hüzünlüdür, tedirgindir, kaygılıdır her daim.
Aylarca, yıllarca sadece okudum; ne bulduysam, bütün ev kitapla, dergiyle tıka basa doluncaya dek okudum… Tam on beş yılımı böyle böyle tek başıma o evde geçirdim. Ölene kadar o şekilde yaşamakta kararlıydım; ne bir arkadaşım vardı, ne arayıp soranım. Böylece yaşlanacak, hastalanacak, bir süre sonra da ölüp gidecektim.