Nebeyi ufukta kardeşlik: Allah'ın bir emrinin yerine getirilmesi, farzın ikâmesi, hatta efrazın/farzlar üstü bir farzın ikämesidir.
Nebevi ufukta kardeşlik, 23 yıl boyunca gündemden hiç düşmeyen bir ders ve bir derttir. Nebevî ufukta kardeşlik, Hz. Peygamber'in (sas) sürekli gündemde tutarak sağlamaya çalıştığı, sağlandığı zaman da ondan çok memnun olduğu bir konudur.
Nebevi ufukta kardeşlik, Hz. Peygamber'in (sas) en hassas olduğu bir mevzudur.
Nebevi ufukta kardeşlik; tesisi oldukça zor, koruması oldukça güç ama buna karşın mükafatı oldukça büyük olan bir sorumluluktur.
Kalbin hayâsını kaybetmesi, onun için en büyük musîbettir; çünkü hayâ, hayâttır. Kimin hayâsı onu Allah’ın harâmlarından engellemezse, onun hayâtı günâhların tesiriyle kararır. İbnu’l-Kayyim rahimehullah dedi ki:
“Günâhların cezâlarından biri de; kalp için hayât kaynağı -can damarı- olan ve her türlü hayrın ve güzelliğin temeli olan ”hayâ”nın, kalpten gitmesidir. Hayâyı (utanç duygusunu) kaybetmek, hayrın tamamını kaybetmektir
Beş vaktin elli vakit sayılması, sevapların ona katlanması babından olsaydı namazla başka ibadetler arasında bir fark olmazdı. Fakat bu, namaza mahsus bir durumdur. Bu da bu namazların ne kadar büyük bir ibadet olduğunu gösterir. Bu yüzden yüce Allah, kullarına bir gün ve gece boyunca beş vakit namazı mutlak sûrette yapılması gereken bir farz kılmıştır. Her gün beş defa Rabbinizle birlikte olmak, O'nunla konuşmak zorundasınız.