Pınar

Pınar

, bir kitap okudu
6/10
·320 syf.··
2024 11. kitabı
Sena Nur Işık
7.7/10 · 1.735 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·668 syf.··
2024 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2024 17:14
(Spoiler olacak) Mart ayının başlarında okumuştum. İnceleme yapmadığımı görünce yapmak istedim. Öncelikle Brandon Sanderson'dan okuduğum ilk kitap oldu. Genelde Elantris ile başlanması öneriliyor ama elimde bu varken bundan başlamak istedim. İyi ki başlamışım. Başlarda evrene adapte olmakta zorlansam da kitabı genel anlamda sevdim diyebilirim. Grubun o havasını da sevdim. Kelsier cidden güzel bir liderdi. Herkesin fikrini önemseyen, gerekirse kendisini feda eden birisiydi. Gruptaki herkesi de sevdim. Elend ise daha sonraları gelse de onu da sevdim ama en çok Kelsier'i seviyorum ben:) Ah, canım benim. Eh azıcık bir aşk gerekiyordu değil mi? Kitaba dahil olması iyi oldu. Vin ilk kitaba göre gayet başarılıydı. Güçlüydü ve yaşına rağmen de oldukça olgundu. Eh onu da seviyor olduğumu yazıp artık Kelsier'in ölümüne geçeyim... Kelsier... Resmen ağladım. Öleceğini biliyordum, spoi almıştım ama yine de kendimi tutamadım... Karakterler aramda bir bağ kurmuştum... Kendisini feda etti. Evren güzeldi, Brandon Sanderson abimiz iyi iş çıkarmış. Onun dışında da diyecek pek bir şey kalmadı. Eh diğer kitapları ne zaman okurum bilmiyorum ama fazla ertelemesem iyi olacak. Bakalım Lord Hükümdar'dan sonra neler olacak...
Sissoylu - Son İmparatorlukBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 20141,878 okunma
4/10
·700 syf.··
2024 10. kitabı
(Spoiler olacak) İlk başta şunu söylemem gerekli: Ne Aelin'ı seviyorum ne de Rowan'ı. Bu yüzden de seriyi okurken genelde evren üzerinden değerlendirip yüksek puan veriyordum ama bunda bu sefer öyle yapmayacağım. Dört kitaptır Aelin'a alışmaya çalışıyorum. Kibirli, küstah, kendini beğenmiş, egolu ve şımarık yanlarını es geçip kendine güvenen, güçlü, zeki kıza odaklanmaya çalışıyorum ama olmuyor. İllaki güçlü olmak için kibirli, küstah olmaya gerek yok. Pek çok güçlü kadın karakteri okudum ama okuduklarım arasında hiçbiri de böyle kibirli, şımarık değildi. Yazar böyle bir karakter ortaya koymak istemişti, koymuş da. Ama ben sevmedim. Dört kitaptır onu anlamaya, alışmaya çalışıyorum. Olmuyor. Sürekli kendisini gösterme peşinde, hemen hemen her şeyi şova dönüştürme amacında birisi. Kibrinden dolayı kasıla kasıla yürümesi, ona buna sürekli emirler vermesi... (Kraliçe olduğunu biliyorum, emir vermesi gerekiyor ama bunu şova dönüştürerek değil. Burnu havada olarak değil.) Sevmiyorum yani bu. Kısacası bu. Rowan'ı da baştan beri sevmiyorum. Sırf Dorian şifreyi kendisinden önce çözdü diye öfkelenip kıskançlık duyuyor. Niye? Ne gerek? Arkadaşın senin için şifreyi çözdü. Ama sen ne yapıyorsun? Kendin şu küçük durumda bile arka planda kaldın diye hemen öfke duyuyorsun. Rowan desen benim için hayal kırıklığı oldu. FİNO KÖOEĞİ gibi geziyor. nerede o üçüncü kitaptaki sert fey erkeği... Ama olur mu, yazar illa her karakteri pervane edecek Aelin'in yanında. Aelin ne derse onu yapıyor. Ha bir fikir söyledi mi... Aelin şunu diyor: "Senden emir almıyorum." O da bunu direkt usulca kabul ediyor. KOCASI GEREĞİ FİKİR SUNAMIYOR. AMAN NE GÜZEL EŞİTLİK NE GÜZEL EŞİTLİK. NE GÜZEL FEMİNİSTLİK SAVUNMASI. Birisi Aelin'a "a," dese hemen Aedion ile ikisi kılıçlarına uzanıyor, köpek gibi
Fırtınalar İmparatorluğuSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20181,811 okunma
8/10
·667 syf.··
2024 9. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2024 21:26
(Spoiler olacak) Dördüncü kitabı da bitirmiş bulunmaktayım... Söyleyeceğim çok şey var ama ilk söylemek istediğim şey benim bir türlü Rowan ve Aelin karakterlerine ısınamıyor oluşum. Hatta 250. Sayfalarda Rowan geri döndüğünde keşke gelmeseymiş filan dedim. Neden bilmiyorum ama bir türlü sevemiyorum o karakteri. Umarım beşinci kitapta biraz olsun aramızdaki buzdağı erir. Ama şu saatten sonra seveceğimi düşünmüyorum. Hatta Aeidon'a da pek ısınamıyorum. Yazar bu iki erkek karakteri geri plana atmış. Aelin ne dese onu yapıyorlar gibi gözüktü gözüme. Güçlüler evet ama biraz daha baskın olmalarını isterdim açıkçası. Chaol ve Aelin karşılaşması... O neydi Allah aşkına. Chaol bitanem tamam sinirlisin de bu ergen tavırların beni üzdü. Yazar gözümüze gözümüze sokmuş resmen o nefreti. Gerçi ben hâlâ seviyorum. Ama sevmeyeni çok:( İlk iki kitaptaki Chaol ile aynı değildi bence. Tamam Aelin'nın o vahşi karakterini hiçbir zaman benimsemek istememişti ama yine de onun için bir şeyler yapmıştı. Bu kitapta tam zıddı. Chaol kendinden nefret ediyordu ve Dorian'ı kaybetmesi onu yıkmıştı. Esasen bütün öfkesi bunaydı ve kimse bunu görmemişti... Chaol'un Dorian için mücadele vermesi beni mutlu etti. Bu kitapta en sevdiğim şeylerden birisi Dorian ve Chaol dostluğu. Chaol'un Dorian'a üçüncü kitapta "Seni seviyorum," demesi... Dördüncü kitapta Chaol uyanınca Dorian'ı görüp ağlaması... Ve alnını alnına dayaması. Bu seride en duygulandığım sahnelerden birileri olacak. Dorian sırf Chaol'un inadı ve Manon'ın borcu sayesinde yaşadı. Aelin'ın ondan bu denli kolayca vazgeçebilmesine şaşırdım. Aniden o ormanda öldürmek istemesi hayal kırıklığı idi. En azından dosttular. Ama kim ne derse desin Dorian'ın gerçek dostu Chaol'du. Dorian'ın içinde yaşadığı mücadeleyi görmek isterdim. Birkaç cümle ile
Gölgeler KraliçesiSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20182,304 okunma