... Meğer sizi bindirdiğimiz tren katarları, bizim kirpiklerimizden çekilmiş raylarda gidecekmiş dünyanın bütün uzaklarına. Meğer canımızda şakıyan bütün şarkılar, sizin pencerelerinizden bizim bahçelerimize, bizim ayva sarı tüylerimizden sizin nar içi ağızlarınıza düşen yaşama nişanıymış.
Yalnızlık, Ah o canımızla çerçeveli kapımız, penceremiz.
Ey anıların dalsız gölgesiz günbatımı... bilmem ki bir gün açılır mısınız zamanın gök bahçelerine.