"...mal ve para biriktirmekten hoşlanmam. Şurada kafamı dinleyerek yaşayıp gidiyorum işte, bir sürü kaygıyla zihnimi karıştırmak budalaca bir şey olur."
Karanlık yine öyle kopkoyuydu, ama ihtiyarın ileri uzanan eli bu karanlık denizini, genç adamın bilmeden varlığını hissettiği uçsuz bucaksız boşluğu korkunç dertlerle doldurmuştu sanki. Mart rüzgârının önüne katıp cascavlak ovada tekerlek gibi yuvarladığı şey bir açlık iniltisi değil miydi?