Bir çocuk keskin nişancı tarafından öldürülmeyi hakedebilir mi?
Hayır bu bir distopya ya da korku romanının giriş cümlesi değil.
Tüm insanlığa yöneltilmiş ve en az evine su taşırken keskin nişancı tarafından vurulan çocuk kadar gerçek bir soru.
Tekrar soruyorum.
Bir çocuk keskin nişancı tarafından öldürülmeyi hakedebilir mi?
Hiçbir çocuk haketmez bu ölümü.
O da haketmemişti.
Ne o ne de birlikte eve su taşırken kardeşinin bir anda kanlar içinde yere yığıldığını gören çocuk...
Hiçbiri haketmemişti.
Ama olsun ya. Daha önemli şeyler var. Güne kahve içmeden başlayamıyorum diyip gittiğiniz o kahve zinciri, öğlen acıkınca sipariş verdiğiniz o burgerci, başka cips yiyemiyorum ben ya diğerleri yağlı geliyo diye aldığınız o cips markası, dişlerinizin daha parlak olması için kullandığınız o diş macunu, saçlarınızın daha sağlıklı görünmesi için vazgeçilmeziniz olan şampuan, ha bir de tabi ki beyazlarınızın daha beyaz olmasını sağlayan o muhteşem deterjan...
O beyazlarınız daha beyaz olurken bulaşan kanı göremeyecek kadar körsünüz ama. Saçlarınız, dişleriniz, kıyafetleriniz ve paşa keyfiniz o markaların sponsorluğuyla öldürülen on binlerce çocuktan daha kıymetli.
Söz konusu kendi çocuğunuz olunca dünyaları yakarsınız da.. Çocuğunuzu; on binlerce çocuğu öldürenlere yardım gönderdiğini açıklayan bi markanın hamburgerleriyle ödüllendirecek kadar iki yüzlüsünüz.
Başınıza çalın olmayan insanlığınızı da olmayan müslümanlığınızı da.
Açın halinden anlıyoruz diye kendinizi kandırarak tuttuğunuz oruçları, yüzbinlerce insanı aç bırakan bir milleti destekleyenlerden yaptığınız alışverişlerle açın. Sonra da sabaha kadar tıka basa yiyin tamam mı?
Hiç doymayın.
Sabah zaten yine anlarsınız açın halinden nasıl olsa.