"Ah ben ! Ah hayat ! Yinelenip duran soruların,
Uçsuz bucaksız vefasızlar silsilesinin,
Aptallarla dolu şehirlerin...
Ortasında ne faydası var ,ah ben ah hayat?
"Çağrıyı dinliyor ama kulak asmıyoruz,
Gelecek için umutlanıyoruz,gelecek yalnızca planlardan ibaretken
Bilgeliği düşlüyoruz ,her gün köşe bucak kaçtığımız,
Bir kurtarıcı diliyoruz , kurtuluş ellerimizdeyken .
"Ve hâlâ uyuyoruz.
"Ve hâlâ uyuyoruz.
Ve hâlâ diliyoruz .
Ve hâlâ korkuyoruz..."
Her insanı zorlayan o kaybolmuşluk hissinden bir an önce kurtulmak isterdim.Rüzgara kapılmış bir yaprak parçası olmaktansa, yönünü belirleyebilme, rotasını ve etki alanını keşfetmiş bir insan olma haline daha önce ulaşmak isterdim.
Özet şu; biz insana "insan"olduğu için değil, gücü kadar değer veriyoruz.
Ne kendini ne de olayları yargıla!Ne alkışlayıp böbürlen ne de kendini kötüle.Nehir akıyor,sen o akışın farkına olmaya devam et .
Gerçekten yaşanmış bir hayattan ders çıkarılmış noktalar .Malum ki bu hayat bütün hataları yapmak için vakit tanımıyor bize ,onun için birşeylerden ders almalıyız.Doğan hocamızın sohbet eşliğinde yaptığı çok güzel bir kitap . Kesinlikle okumalısınız