•Bu turşu işini ben senden daha iyi bilirim.
•Ben senden daha iyi bilirim.
•Saadet n’olur inat etme,deli etme insanı,ben bilirim!
•Ben bilirim ben!
•Sen daha turşu suyunun iyisi nasıl olur,onu bilmiyorsun.
•Sirkeyle olur.
•Limonla olur.
•Sirkesiz bir halta benzemez.
•Limooooon...
•Sirkeeeee...
Bazen hayat dersinin acımasızca verildiği,ama o dersi cesaretle dinlemiş biri olarak;seni gerçekten sevmiş,ama kendinden ölesiye,aşkından bile nefret edecek kadar nefret eden biri olarak;seni kendinden uzaklaştıran,ama senden sonsuza kadar ayrılmamanın özlemini çeken biri olarak;seni unutmaktan daha değerli bir umudu,unutulmaktan daha büyük bir korkusu olmayan biri olarak düşün beni.
Gücendiğimi yadsımayacağım,ama bu duygu belki de oraya gitme isteğimi kamçılamıştı,çünkü çok istersem o engeli yıkabileceğimden emindim.”Böyle bir şart koşmalarında aşağılayıcı bir şey yok”,dedim,”buna yol açan duyguyu anlayışla karşıladığımı bile söyleyebilirim”’