Saatler de böyledir.Sahiplerinin mizaçlarındaki ağırlığa,canı tezliğe,evlilik hayatlarına ve siyasî akidelerine göre yürüyüşlerini ister istemez değiştirirler.Bilhassa bizim gibi üst üste inkılaplar yapmış,türlü zümreleri ve nesilleri geride bırakarak,dolu dizgin ilerlemiş bir cemiyette bu sonuncusuna,yani az çok siyasî şekline rastlamak gayet tabiîdir.
Tuhaf şey:Bazen canım bir kötülük yapmak ister,utanırım,biraz canlarını yakayım da beni fark etsinler diye:Böylece,cezalarını vermiş olurum ve kimse şeytana uymaz ve belki bir tek benden korkarlar o zaman
Uyuşamayız,yollarımız ayrı;
Sen ciğercinin kedisi,ben sokak kedisi;
Senin yiyeceğin,kalaylı kapta;
Benimki aslan ağızında;
Sen aşk rüyası görürsün,ben kemik