Herkese merhaba
Eylül ayında Latife Tekin eserlerini okumaya başladım. Yine okumaya devam edeceğim.
Bu kitapta Gülfidan isimli genç bir kızın bir örgüte katılması, buradaki yaşantısı ve uyumsuzluklarının okuyoruz.
Kitaba bayıldım.Metnin geneli Gülfidan karakterinin günlük diliyle ve ben-anlatıcıyla eril toplumsal yapının baskın olduğu sosyalist bir örgütlenmede yaşadıklarını aktarması üzerine. Anlatıcı karakterin bilinci ve benliği parçalı olup, kurgu da geriye ve ileriye dönük sıçramalarla ilerlediği için ve dramatik kurgunun da eylemlerin, diyalogların, ilişkilenmelerin bu bireysel imgelemle iç içe geçmesine şahit olduk. Gülfidan'ın kendi söylemi ve çoğu zaman günlük dilinde yazdığı ifadeler ise her şeye rağmen bir kadın olarak kendini nasıl var edebildiği, örgütle alakalı pişmanlıkları, anneliği ve kendisinin annesiyle olan ilişkisi ölü annesiyle olan, zihninde gerçekleşen mücadele çok etkileyiciydi büyük bir şiirsel yoğunluk ve gerçeküstücülük barındırıyor ki zaten anlatıcı da esere gönderme yapmıştır. Kitap yoğun duygulara sahip. Kitabı okurken yoğunluktan yorulabilirsiniz. Kitap çerezlik değil kitap hemen bitsin mantığında değil. Kitapta bir gizem var. Okurken çok bir şey anlamıyorsunuz ama o gizem sizi kendi içine çekiyor, yani en azından ben böyle hissettim. Ben Latife Tekinin kalemini çok beğendim ve neden bu kadar az bilindiğini de anlamadım. Ama dili zor terimler yabancı değil ama kitapta yoğunluk çok fazla bu yüzden kitap kolay okunmuyor. Zor kitap okumayı sevenler bu kitabı rahatça okurlar.
Latife Tekin'i seviyorsanız veya kendisini tanımak istiyorsanız bu kitabı okuyabilirsiniz.