Herkese merhaba
Sırça Köşkü malum gündemde yaşanan olaylardan sonra ınstgramda bu kitabı paylaşanları gördüm kitabı okumamıştım okumaya karar verdim.
Bu kitapta on üç hikâye ve dört masaldan oluşuyor. Kitap adını en sondaki “Sırça Köşk” masalından alıyor. İktidarlaşma eleştirisi olarak ele alabileceğimiz bu hikâye hiçbir kurumun kalıcı olmadığını göstermesini okuyoruz.
Kitaba bayıldım. Portakal” hikâyesi, bu kadar kolay mı insanın ekmeğiyle oynamak, diye sorgulatıyor.Beyaz Bir Gemi” hikâyesinin duygusu “umut”. Gözümüzün önündeki şeyi olduğu gibi değil, olmasını istediğimiz gibi algılarız.Katil Osman” toplumsal dayatmaların, etiketlemelerin insanı o şekle girmeye mecbur bırakmasının hikâyesi.Cıgara” sıradan insanın sıradan yaşantısını ufak bir tebessümle okutturması,Millet Yutmuyor”da el ayak altına düşen sanatın artık sanat olmadığını ayırt eden kişilerin varlığına sevindik. “Bahtiyar Köpek”
“Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk, yüreği kederli? Bu memlekette yüzü gülen, bahtiyar insan yok mu?” sorusunun cevabını okuduk. Çilli”. Kadın sorunu. Kadınların bir eşyaymışçasına sahip olunduğu, hırpalanıp yok sayılmasını,“Dekolman”Hikâye ırkçı, sığ, ayrıştırmacı tutumların, kendilerini toplumun en iyi tabakası olarak gören kişileri nasıl gülünç bir hâle düşürdüğünü, Cankurtaran”. Yoksulluğun, fakirliğin, muhtaçlığın acısını,Çirkince”. Bir zamanlar insanı kendine çeken doğanın, tarihin tahribatı.. İnsan eliyle, bilinçli olarak mahvedilen kentler, köyleri okuduk. Kurtla Kuzu”. Utancın, gururun hikâyesi. En içimizden, en toplumsal-siyasi kötüleştiğimizi anlatan hikayeleri okuduk. Kitabı sondaki dört masalın okurken verdiği tat ise yazarın şiir ve düz yazıdaki başarısının ortaklaşmasından geliyor. Masallardaki alegorik anlatımla günümüze işaret ediliyor. Kitap