Şimdi koltuğa oturmuş beni seyrediyordu. Her zaman beni seyrediyordu.
"Yüzünü böyle görmeyi seviyorum," dedim aniden. "Gülümsemeni seviyorum." Ateş Lordu olmasaydın da o gülümsemeyle içimi sıcacık yapardın. Ateş Lordu olmasaydın da fedakârlıklarınla beni yakardın.