"Sevdiklerimizi yitireceğimizi hissettiğimizde yüzümüze gözümüze bulaşan korku, daha önce sessiz kalmamızın ya da beceriksiz davranmış olmamızın intikamını daima alır bizden."
“En korkuncu bu olur.” diye mırıldandı Tuna.
"En acıtıcı yara, asıl yanılanın insanın kendisi olduğunu anlamasıdır. İzi hiç silinmeyen tek yara, kendine ihanet eden bilinç tarafından kanatılmıştır! En güç affedilen hata, insanın kendisine ait olanlardır aslında..."
“Senin kafan iyice karışmış be öğretmen, yak bir sigara.” dedi Mutlu.
“Sağol, içmiyorum.” dedi Tuna.
“Bıraktın mı?”
“Hayır, hiç başlamadım. Sigaraya hiç heves etmedim ki...”
“İçki de içmez misin sen?”
“Ara sıra şarap içerim, bir iki kadeh.”
“Peki kardeşim sen gevşemek, biraz rahatlamak için ne yaparsın?”
“Şiir okurum.” dedi Tuna ona aldırmadan, gülümseyerek.