Fiorabella

Burada bitiyor bir sevda, yenisi nerde başlar; ya da başlar mı bilmem? Kendi derinliğiyle dolan bir kuyu mu yüreğim; kendi boşluğuyla yetinen?
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yardım et bana, çok acı çekiyorum Bu şiir her sözcüğüyle bir yara bende Nasıl ki, yayından fırlayan ok Yatağına gerisin geri dönerse Sensin, sevgilimsin, beni bilirsin Usandım artık dünyayı sorgulamaktan Yardım et bana, kendimle barışayım Kanıtlar devşirerek taştan, topraktan...
Gene şiirlere dönmeliyim, yenilmiş Binlerce kez taşlanmış bir adam olarak Şiirde kazanan aşkta yitirirmiş Zar tutanlar gülebilirmiş ancak Gene şiirlere dönmeliyim, öyle kırgın Öyle yalnızım ki, sığmıyorum sözcüklere Gene şiirlere, şiirlere sevgilim Burgaçlar yaratarak yorgun beynimde...
Bir çiçeği sıkıştırıp dudağımın ucuna Tek bir söz söylemeden insanlara seni soruyorum şimdi: O ki, yürek gönderlerine her sabah çektiğim bayraktır Ölümden sonra inandığım tek dünya... . görmediniz mi?
Sayfa 210·Kitabı okudu
KelebeğinGünlüğü21
Selamlar... Sanırım son zamanlarda sesimdeki o neşeli tınıyı, o hayata kafa tutan enerjiyi kaybettim. Farkındasınız, pek iç açıcı konuşmuyorum bu aralar. Ama bu seferki başka... Bu seferki en kötüsü olacakmış gibi bir his var içimde. Siz nasılsınız? Umarım dünyanız benimkinden daha aydınlıktır, çünkü ben uzun zamandır zifiri karanlık bir tünelde, çıkış ışığını görmeden yürüyorum. Hayatımda şu an buraya sığdıramayacağım, kelimelere dökerken bile canımı yakan o kadar çok 'keşke' ve o kadar çok düğüm var ki... Hayatımın en kötü günleri desem, inanın mübalağa etmiş olmam. Bugün, üç yıldır her gün bindiğim o sıradan otobüs bile bana yabancılaştı. Yol boyu midem bulandı, yediğim her lokma boğazımda düğümlendi. Kalbim, sanki göğüs kafesimden kaçmak ister gibi çarpıyor; sanki durursa her şey bitecek, hızlanırsa her şey yıkılacakmış gibi. Bu sadece bir yol tutması değil, bu hayatın beni tutması... Artık taşıyamıyorum. Tam olarak ne yapmam gerek, hangi ipi tutsam elimde kalmayacak, bilmiyorum. Sadece çok yorgunum. Öyle bir yorgunluk ki bu, uykusunu alınca geçecek cinsten değil; ruhumun dinlenmeye ihtiyacı var. Belki de çok ani kararlar alıp, hiçbir iz bırakmadan buralardan gidebilirim. Bir sabah uyanıp, kendimi başka bir hikayenin içinde bulmak istiyorum. Vedalardan, o son bakışlardan, o 'hoşça kal' ağırlığından her zaman nefret ettim. O yüzden süslü cümlelere gerek yok... Şimdiden Allah’a emanet olun. Kendinize çok iyi bakın, çünkü ben kendimi iyileştirmeyi henüz beceremedim. Hoşça kalın... Hemen de telaş yapmayın buralardayız daha :)