Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yardım et bana, çok acı çekiyorum
Bu şiir her sözcüğüyle bir yara bende
Nasıl ki, yayından fırlayan ok
Yatağına gerisin geri dönerse
Sensin, sevgilimsin, beni bilirsin
Usandım artık dünyayı sorgulamaktan
Yardım et bana, kendimle barışayım
Kanıtlar devşirerek taştan, topraktan...
Gene şiirlere dönmeliyim, yenilmiş
Binlerce kez taşlanmış bir adam olarak
Şiirde kazanan aşkta yitirirmiş
Zar tutanlar gülebilirmiş ancak
Gene şiirlere dönmeliyim, öyle kırgın
Öyle yalnızım ki, sığmıyorum sözcüklere
Gene şiirlere, şiirlere sevgilim
Burgaçlar yaratarak yorgun beynimde...
Bir çiçeği sıkıştırıp dudağımın ucuna
Tek bir söz söylemeden insanlara seni soruyorum şimdi:
O ki, yürek gönderlerine her sabah çektiğim bayraktır
Ölümden sonra inandığım tek dünya...
. görmediniz mi?
Selamlar... Sanırım son zamanlarda sesimdeki o neşeli tınıyı, o hayata kafa tutan enerjiyi kaybettim. Farkındasınız, pek iç açıcı konuşmuyorum bu aralar. Ama bu seferki başka... Bu seferki en kötüsü olacakmış gibi bir his var içimde.
Siz nasılsınız? Umarım dünyanız benimkinden daha aydınlıktır, çünkü ben uzun zamandır zifiri karanlık bir tünelde, çıkış ışığını görmeden yürüyorum. Hayatımda şu an buraya sığdıramayacağım, kelimelere dökerken bile canımı yakan o kadar çok 'keşke' ve o kadar çok düğüm var ki... Hayatımın en kötü günleri desem, inanın mübalağa etmiş olmam.
Bugün, üç yıldır her gün bindiğim o sıradan otobüs bile bana yabancılaştı. Yol boyu midem bulandı, yediğim her lokma boğazımda düğümlendi. Kalbim, sanki göğüs kafesimden kaçmak ister gibi çarpıyor; sanki durursa her şey bitecek, hızlanırsa her şey yıkılacakmış gibi. Bu sadece bir yol tutması değil, bu hayatın beni tutması... Artık taşıyamıyorum.
Tam olarak ne yapmam gerek, hangi ipi tutsam elimde kalmayacak, bilmiyorum. Sadece çok yorgunum. Öyle bir yorgunluk ki bu, uykusunu alınca geçecek cinsten değil; ruhumun dinlenmeye ihtiyacı var. Belki de çok ani kararlar alıp, hiçbir iz bırakmadan buralardan gidebilirim. Bir sabah uyanıp, kendimi başka bir hikayenin içinde bulmak istiyorum.
Vedalardan, o son bakışlardan, o 'hoşça kal' ağırlığından her zaman nefret ettim. O yüzden süslü cümlelere gerek yok... Şimdiden Allah’a emanet olun. Kendinize çok iyi bakın, çünkü ben kendimi iyileştirmeyi henüz beceremedim. Hoşça kalın... Hemen de telaş yapmayın buralardayız daha :)