Kitabın isminden ve karakterlerden yola çıkarak bu bir çocuk kitabı sanıyoruz fakat kitabın altında biz yetişkinlere çok derin mesajlar veriliyor. Pal Sokağı Çocukları aslında o dönemde savaşmış askerlerin mücadelelerini ( bayrak, selamlama şekilleri, kıyafetleri, rütbeleri buna işaret), kapitalizm ve faşizm kavramlarını çok iyi işlemiş bir kitaptır. Çocuğu ölüm döşeğindeyken işine devam etmek zorunda kalan babanın çaresizliği anlatılmaktadır. Yani Budapeşte hayatı anlatılmaktadır.
Dışarıdan bakınca boş bir arsa olsa da "Alan" Pal Sokağı Çocukları için bir dünya demek. Onlar da dünyalarını birer yetişkin ciddiyetiyle koruyorlar küçük ordularıyla.
Bence Pal Sokağı çocukları örnek alınacak, ideal topluluk örneği. Çocukların hiçbiri melek gibi değil çünkü ve hepsi kusurlu ama iyi insanlar. Ve o küçük dünyalarını bizim kendi dünyamızı yönettiğimizden daha düzgün idare ediyorlar.
Oyun ya da ciddi mücadele", "dostluk ya da ihanet”, "birbirine kenetlenme ya da gruplara bölünme", "her şeye rağmen var olma ya da sevdiği şeyler uğruna ölümü göze alma", "tek başına kalma ya da bir gruba ait olma" ikiliklerinin çocukların dünyasında da yaşanabileceğini gösteriyor.
Pal Sokağının Çocukları yoksuldur. En büyük zenginlikleri ise oyun oynayabildikleri bir 'arsa ‘ya sahip olmalarıdır. Fakat bu arsayı ele geçirmek isteyen kendilerine "Kızıl Gömlekliler" adını veren zengin ve büyük çocuklar vardır. Bir grup arsayı korumak diğer grup ise arsayı ele geçirmek için inanılmaz bir mücadele içine girer. Büyük bir savaş planları yaparlar. Bu savaş için toplantılar yapılır, taktikler konuşulur, kurallar koyulur ve daha neler neler...
Bu süreçte mücadele, umut, hırs, vatan sevgisi, bağlılık, ihanet, hüzün, liderlik gibi birçok duyguyu bir arada hissediyoruz. Hafızalarımızdan silinmeyen