Doğru davranmayı öğretmediğimiz insanlara, bencil, agresif, tembel, şehvet düşkünü ve çoğu zaman bu doğru düzelmeye istekli, ama iyi niyetleri yıldıran şu korkunç özgür irade kuramından ötürü özgürlüğe, kendinin efendisi olmaya yavaş yavaş ulaşılması gerektiğini asla öğrenmemiş insanlara çok güzel davranış kuralları veriyoruz. Kimse onlara gerekli yöntemleri uygulamak şartıyla, kendini fethetmenin en umutsuz vakalarda bile mümkün olduğunu öğretmedi.
Toplumsal sorunlar eğitim sistemimizi radikal bir biçimde değiştirme gerekliliğini yakın zamanda zaten önümüze koyacak; irade terbiyesine temel teşkil edecek olan manevi eğitimi ilkokulda olduğu gibi lisede de vermeyi ihmal ettiğimiz içindir ki bu sorunlar çözülemez noktaya geldiler ve şimdi kaygı verici bir tehlike teşkil ediyorlar.
Mutluluğumuz irademizin terbiyesine bağlıdır, zira mutluluk denen şey, güzel fikirleri, güzel duyguları verebilecekleri en büyük neşeyi vermeleri için zorlamaya ve kederli düşüncelerin, kederli duyguların bilince girişlerini yasaklamaya ya da en azından onu istila etmelerini engellemeye dayanır.
Şu bir gerçek ki en derin yalnızlığa sığınabilir ve dünyanın ortasında onu düşünce yoluyla yaşayabiliriz.
Bizim istediğimiz yalnızlık, bayağı meşgalelere bulaşmayı reddetmeye ve sadece ruhumuzda hissetmek istediğimiz duyguları harekete geçirmeye muktedir nesne ve düşünceleri içeri kabul etmeye dayanır.