Aslında benim için o kadar değerli değilsin, der gibi attığınız bakışınızdan nefret ediyorum. Gerçi, birini sevdiğimde bütün dünyamı ondan ibaret yapmak benim suçum belki de...
Ait olduğun yerin benim yanım olduğunu düşünmeye başlıyorum, Meira.
Hissetmek... Bu kelime benim lügatimde yeni. Ben ilk defa içimde bir şeylerin varlığını, yaşadığını, nefes aldığını hissediyorum. Oysa ne yaptın ki? Var olman yetti sanırım. Yine de korkuyorum. Ya evren seni bana, seni benden geri almak için veriyorsa? Ya sen bir cezaysan bana? Ya gidersen benden? Tam eksik yarımı buldum, derken var olanı da paramparça edersen? Gülünç kaygılar bunlar elbet. Sen bana hiç gelmedin ki gidesin, biliyorum. Daha sen yoksun hayatımda ama ben şimdiden sensizliği hayal dahi edemiyorum.
Çoktan her yerdesin. Her fikrimde, her hayalimdesin.
Toprak, her türlü eziyete göğüs germiş bedeni yavaş yavaş örtmeye başladı. Bir adamın acıları, dünyadan alacaklı tonla sevgisi, hırsları, sabaha ermeyen geceleri, masa başında uyuklamalarla elde ettiği başarıları, onu ağlatan başarısızlıkları, çocuksu bir hisle peşinden koşturduğu ilk aşkı ve dualarına sardığı gelecek planları da onunla beraber toprağın altını boyladı.