Dişlerini etine geçirmeye hazır kurtlardan sevgi dilendin mi hiç? Yuva dediğin yerin düşmanın ini olduğunu, sevildiğin yerden vurulduğunda anladın mı? Başını bile seni kandırmak için sevdiklerini sonradan öğrendin mi?
Yalnızca en güçsüz insanlar güce takıntılı olur, asıl korkak onlardır. Hayat ağır geldi diye başkalarını ezerek omuzlarındaki yükü hafifletmeye çalıştın. Hak arayışı değil miydi bu dava? Çocukken başını ezenlerin safında olmak mıydı ilkelerin yoksa? Hiç güç nedir bilmediğin için mi gücsüzleri avlamayı görev edindin? Bir hiç olmaktan ölümüne korktuğun için mi nefret ettiğin adamlarla aynı masaya oturdun? Güzelliğine karşı içinde hiçbir karşılık yok diye mi güzel olan her şeyi yok ettin?
Çocukluğun senden nefret ederdi. O kız çocukluğundan da güçsüzsün oysa şimdi.
İnsana benzeyen bir halim kalmadı, bir canavarı andırıyor olmalıyım ama içimde yeşeren hisler böyle çirkin değil. Dışım kadar çirkin, kabuksu, yanık, pis ve kan içinde değil. Orası güzel. İç dünyam, aklım, fikrim, hayallerim, umutlarım çok güzel. Çünki orada sen yaşıyorsun...
Hiçbir yere ait olmamak nedir, bilirdi. Şeytanlarını yenememiş miydi? Kafasında doğrular ve yanlışlar, dostlar ve düşmanlar kesindi oysa. Hani dışarıdakilerdi düşman olan? Yok et o dünyayı, nasılsa ait olduğun hiç bir yer yok.