Sen bütün kuşkuların tam karşıtıydın; dokunduğun, uzandığın ve gördüğün her şeyin var olduğuna tanıklık edendin. Dünya bulutlu görünüşünden sıyrıldı, zavallı ilk şiirlerimin belirli özelliği olan o birlikte akış ve çözülüşten kurtuldum; nesneler doğdular, yavaş yavaş ve güçlükle öğrendim her şeyin ne denli yalın olduğunu; ve olgunlaştım, yalın şeyler söylemeyi öğrendim. Bütün bunlar, kendimi şekilsizlik içinde yitirme tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğum bir sırada seni tanımak mutluluğuna erdiğim için oldu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Freud, tekinsiz bulduğumuz her şey bizi istisnasız her zaman bastırılmış tanıdık bir şeye götürür, der. İnsana dair hiçbir şey yabancı değildir ama insana dair hiçbir şey, kendini koruyacak yabancı kavramı olmaksızın var olamaz.
Paradoksal biçimde,yetişkinlerin ellerindeki otoritenin sınırlarını fark etmelerini sağlayan şey, kendi iktidar araçları olan sözcüklerin ta kendisidir.
Bilgi arzuya dairdir; neyi istediğimize ve neleri kaçırdığımızı düşündüğümüze dairdir ve arzu daima talep biçimine bürünür. İnsan olmak, ister durumda olmaktır. Bağımlılık olduğu sürece, yani başka bir kişinin bizim tatmin kaynağımız olduğunu kabullendiğimiz andan itibaren, tüm talepler soruya, ‘isterim’ , ‘alabilir miyim?’ e dönüşür. Özne der, Lacan , hiçbir zaman talep etmekten başka bir şey yapmamıştır. Başka türlüsü de elimizden gelmezdi zaten.