Arkadaşlarım beni tanımıyorlar. Tanıdıkları ben, girmelerine izin verdiğim topraklardan ibaret; kendi güvenli bölgemi belirleyen dikenli tellerin önünü görebiliyorlar sadece. Arka tarafta, kimse ayak basmadığı için zamanla patikaları kaybolmuş, benliğimin karanlık ormanı var. İnsanın bir kaç metre ötesini bile göremeyeceği sık bir orman; güneşsiz, ölü kuşlarla, kesik gövdelerle, ağlayan kayalarla, sahipsiz ve ürpertici seslerle dolu...
Kötü değil ama insanlar gariptir, bazen iyilik yetmez insana. Sırf çok iyi olduğu için kaybeden çok insan tanıyorum. Haklı olmak, iyi olmak, her zaman beraberinde kazanmayı getirmez. Bu dünyada artık haksız da olsa, kötü de olsa güçlü olan kazanıyor. Bu gücü de insana kendine duyduğu güven getiriyor.