Rönesans döneminde çok tuhaf zehirlenme biçimleri biliniyordu; miğferler, yanan meşaleler, işlemeli eldivenler, taşlı yelpazeler, yaldızlı parfüm şişeleri ve kehribar kolyeler insanları zehirlemekte kullanılmıştı. Dorian Gray ise bir kitaptan zehirlenmişti. Kötülüğü yalnızca kafasındaki güzellik idealini hayata geçirmenin bir yolu olarak gördüğü zamanlar oluyordu.
"Başkaları hakkında bu kadar iyi düşünmeyi tercih etmemizin sebebi kendimizden korkmamızdır. İyimserliğin kaynağı düpedüz korkudur. İşimize yarayan erdemleri komşumuzda görüyoruz diye kendimizi yüce gönüllü zannederiz. ..."
"Güzelliği solup gitmeyecek olan her şeyi kıskanıyorum. Senin yaptığın portremi kıskanıyorum. Benim kaybedeceğim şeye o neden sonsuza dek şahit olsun? Geçen her dakika benden bir şeyler alıp götürürken ona bir şeyler katıyor. Ah, keşke tam tersi olsaydı! O resim değişseydi de ben hep aynı kalsaydım! Neden yaptın bu resmi? Günün birinde benimle alay edecek, fena alay edecek bu resim!" Gözlerine sıcak yaşlar dolmuştu. Elini sertçe çekip kendini divana attı; yüzünü dua eder gibi yastıklara gömdü.