Bir anlamda zeka engelli sayılmaz mıyız?
Sevgilerimizle birlikte kızgınlıklarımızı, küskünlüklerimizi de saklıyor, duygularımızı salt kendi içimizde yaşıyoruz. Bunu izah içinde "kol kırılır yen içinde kalır" diyoruz. (kol kırılıp yen içinde kaldıkça, kemik yanlış kaynıyor, böylece bir uzvumuz daha çarpılıyor.)
Bir anlamda cesaret engelli sayılmaz mıyız?
Farklı inanan, farklı düşünen, farklı giyinen, farklı yaşayan insanları kabullenemiyor, sosyal hayattan dışlamaya kalkışıyoruz...
Bir anlamda saygı engelli sayılmaz mıyız?
Ve hep yakınıyor, sadece şikayet ediyoruz:
Yani şükür engelliyiz!
Bu anlamda engelli sayımız yedi buçuk milyon değil, belki de yetmiş buçuk milyon!...
YAŞAMI İDRAK ETMEDEN YAŞAYIP GİDİYORUZ İŞTE!