Öncelikle kitapta sevgi her yönüyle işlenmiş. Soru: Sevmek sanat mıdır ? Bu bölümde beni en çok etkileyen kısım insanların birbirleri için yanıp tutuşmalarını, deli divane olmalarını önceki yalnızlıklarının derecesi olarak nitelendiriyor; bunu sevgilerinin şiddetinin ölçüsüymüş gibi kabul gördüklerini söyleyerek devam ediyor. Dönemin popülaritesi neyi gerektiriyorsa tüm çabamızı ona harcadığımızı sevmeyi öğrenmeye verecek bir şeyimiz kalmadığını ekliyor. İkinci bölümde sevgi kuramını inceliyor. Burada sevmenin zorlama olmadan sadece özgür olunduğunda yaşanılabilen insan gücünü somutlaşan bir eylem olduğundan bahsediyor. Anne ve baba sevgisine de değinen yazar, anne tarafından sevilme işleminin edilgen olduğunu, anne sevgisinin koşulsuz olduğunu söyler. Baba sevgisi ise hak edilmiş bir sevgidir, der. Bunu nevrozlu gelişmeye yol açan sevgi noktasında inceler. Bununla birlikte birini sevebilmek için herkesi sevmek gerektiği noktasına da değinir. Fromm; kardeş sevgisi, annesi sevgisi gibi birçok konuyu da ele almıştır ama beni en çok etkileyen noktalardan biri Tanrı sevgisini ele alması
. Burada anaerkil ve ataerkil sevmekten bahseder. Anaerkil Tanrı sevgisi, bağışlayıcıdır. Tanrıyı kanatları altına sığındığım anne gibi severim. Ataerkil sevgi de ise Tanrı’yı baba gibi severim. Onun adaletli ve titiz olduğuna, cezalandırıp bağışlayacağına ama sonuçta beni en iyi çocuğu olarak seçeceğine inanırım. Tüm bunlardan varılacak noktanın Tanrı’ya olan sevginin kişinin anne ve babasına olan sevgiden ayırması, ayırmadığı takdirde olgun bir sevgiye ulaşamayacağını dinin ilk evrelerine takıp kalacağını söyler .
Kitabı kabataslak anlatmaya çalıştım. Herkesin anlayabileceği düzeyde bir kitap .Görüşüm herkesin okuması gerektiği. Saygılarımla.
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın hayal kırıklığını şöyle betimlemesi çok hoşuma gidiyor:
"Hiç kimse yıldız olarak kalamıyordu.Muhakkak hayalimizdeki yerinden inecek, herkese benzeyecekti."
Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı, artık hiç bitmez..