Çin'in Doğu Türkistan'da uyguladığı yıkımın derinliğini kavrayabilmek için, kesinlikle beş vakit namaz kılan, İslam'ı bütün emir ve yasaklarıyla bir bütün olarak algılayan, dindar bir Müslüman olmak gerekiyor. Namaz diye bir gündeminiz ve derdiniz yoksa, ziyaret ettiğiniz bir şehirde namaz kılacak yer bulamamanın ne anlama geldiğini asla kavrayamazsınız çünkü. Veya ezana normalde kulak vermiyorsanız, ezanı işitmemek ne demektir, bilemezsiniz. Başörtüsünün Müslüman bir kadının inanç dünyasındaki yerini anlamadan, sokaklarda uygulanan tesettür yasağını doğru bir bağlama oturtamazsınız. Belki biraz empati yapabilirsiniz, o kadar.
Çocukluk dikeydir. Yukarıya doğru büyürsün, boyun bahçedeki güllerinki kadardır, herkes sana her yıl ne kadar büyüdüğünü tekrar edip durur, baban seni havaya kaldırır, parmak uçlarında yükselirsin, her şey kıpır kıpır hayat ve hareket doludur, yatmaz istemezsin, ancak zorla yatarsın. Yaşlılık yataydır. Azıcık dinlenelim, öğleden sonra uzanalım, kanepeye şöyle bir uzanacağım sadece, çünkü belim... Yaşlılık uzun süreli, belki de sonsuz bir yataylığa alışmaktır.