Spinoza erdemle gücün bir ve aynı olduğu yargısına varmıştır.
Haset, kıskançlık, hırs, her çeşit açlık; bunların tümü tutkudur.
Sevmek ise zorlama olmadan sadece öz olgunduğunda yaşanabilen, insan gücünü somutlayan bir eylemdir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çağdaş toplum, bireysel olmayan eşitlik fikrini öğütleyip yayıyor. Çünkü sürtüşüp pürüz çıkarmadan kalabalık topluluk içinde çalışabilecek, birbirinin eşi, çekirdek insanlara gereksinim duyuyor toplum. Bu insanların hepsi verilen emirlere uymaktadırlar, ama yine de kendi isteklerini yaptıklarına inandırılmışlardır. Nasıl ki çağdaş yoğun üretimde malların standartlaştırılması bir gereklilikse, sosyal süreçte de insanların standartlaştırılması öyle bir gerekliliktir.
Ve bu işe "eşitlik" denmektedir.
Eşitliğin değeri şu noktaya kadar düşünülmüştür: Kadınlar eşittir çünkü onlar artık erkeklerden farklı değildir.
Karşıt kutupların eşitliği yerine,erkek kadın aynılaşıyor.