Kişinin anne ve babasıyla ilgili duygularını partnerlerine yansıtması yaygındır. Bir danışan bana şöyle diyebilir: “Annemin babamdan gizli kaçamaklar oluyordu, bu yüzden anneme güvenemiyordum. Şimdi de sadık olmasına ve ona güvenmemem için hiçbir neden olmamasına rağmen eşime güvenemiyorum.”
Reklamcılar 1920 lerden bu yana kendi aralarındaki konuşmalarda mesleklerinin insanlara kendilerini yetersiz hissettirip sonra da ürünlerinin kendi yarattıkları bu yetersizlik hissinin çözümü diye sunmak olduğunu itiraf ediyorlar. Reklamlar dost gibi görünen düşmanların şahikası-sürekli şöyle diyorlar: Bak canım ben senin harika görünmeni kokmanı/ hissetmeni/ istiyorum; şu an çirkin kokuşmuş sefil olman beni çok uzuyor; seni ikimizin de olmanı istediğimiz kişiye dönüştürecek şey burada işte. Ha, karşılığında biraz para vermen gerektiğini söylemiş miydim? benim tek isteğim senin hak ettiğin kişi olman. birkaç dolara degmez mi bu? Sen buna değersin.