Sinem

Sinem
Geçmiş Asla Yok Olmaz Yalnızca Gizlenir
7/10
·320 syf.··
2023 6. kitabı
Matt Haig beni çok derinden etkiliyorsun. Bu yazardan okuduğum ikinci kitap. Bir diğerinde çok etkilenmiştim fakat bunda ondan daha çok etkilendim. Uzun uzun çok uzun bir hayatınız olsaydı bu hayatı sever miydiniz yoksa her acıda biraz daha içe kapanıp kadere mi sayardınız? Kitabımız bilindik bir hikâye üzerine kurgulanmış. Kahramanımız Estienne Thomas Ambroise Christophe Hazard 1581 Mart'ının üçünde bir Fransız şatosunda doğuyor. Nadir rastlanan bir hastalığa sahip; Anageria. Muzdariplerinin gelişimi olağandan yavaş ilerliyor. Yıllarca aynı görünüme sahip kalıyorlar vs. Kitap boyunca kahramanımızın 400 küsür senelik hayatını günümüz ve geçmiş arasında gidip gelerek gözlemliyoruz. Yazarın kalemini önceki kitapta da sevmiştim. 4 ana bölüm tarihlerle aralanmış küçük bölümlere de bölününce okumak yormuyor aradaki es'ler insanı rahatlatıyor. Kurgu sıkmadan, merak uyandırarak ilerliyor. Geçmiş ve gelecek hakkındaki akış insanı düşündürüyor, söyleyecek çok şey var ama inceleme yetmez anlatmaya. Zamanın bizi hem avutup hem dehşete düşürebilmesine, hayatlarımızın ölçeğini ve kıymetli dokusunu takdir edebilmemizi sağlayışını gördüm. Zamanı durdurmanın ancak bu zinciri kırıp ne geçmişte boğulup ne de gelecekten korkmakla olacağını da yine bir o kadar gördüm. Normalde kitapların önsözleri ya da teşekkür kısımları gözden kaçar. Ama bu sefer teşekkür kısmını hikayenin devamı sandığım için yanlışlıkla okudum. Şu cümleyi gördüm : "... eşim ve dostum Andrea Semple'a teşekkür etmem gerekir. Zamanı en çok onun için durdurmak isterdim." Bu cümle hepimiz için aslında. Hepimiz bir gün zamanı kim için durdurmak istediğimizi buluruz umarım.
Düşünce
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,1bin okunma
Reklam
Son Kuşlar
6/10
·134 syf.··
2023 5. kitabı
İçeriğinde: Özgürlükçü ve gündelikçi bir bakış açısıyla, yalın bir anlatım ve sade dille; size denizi, emeği, alın terini, insanı, insan olmayı anlatan ve sizi bunlara özendiren hikayelerin bulunduğu bu kitabı okumalısınız. "Yazmasam deli olacaktım." Yirmi öyküye ev sahipliği yapan, farklı düşüncelerin farklı kesitler üzerinden aktarıldığı “Son Kuşlar” kitabında, öncelikle bizi karşılayan “Çehov Tarzı” denilen kesit öykücülüğü oluyor. Ardından sade bir dil ve anlaşılır bir üslup tercihi yapan yazar, doğaya olan saygısını, sevgisini, müthiş bir duyarlılık ile okuyucusuna aktarıyor. Her öyküsünde, ayrı ayrı duyarlılıklar işleyen yazarımız; Bu duyarlıklar sonrasında neler olabileceği yahut bu duyarlılıkların ortadan kalkması halinde hangi sonuçlarla karşılaşılabileceğini okuyucuya aksettiriyor. Bununla birlikte tam bir deniz tutkunu olan Sait Faik, öykülerinde, çokça deniz ve denizcilik terimleri kullanarak, bu husustaki anı ve düşüncelerini okuyucusuyla paylaşıyor, âdeta tüm toplumsal sorunları ve bilgisini okuyucunun gözleri önüne seriyor. Denizin ve balıkların kokusunu anımsatan, balıkçıların alın terinde ve yaralarında boğulduğunuz, adalı, kuş çığlıklarıyla süslenmiş, gelişigüzel ve sıradanlıkla anlatılan bu harika hikayalerin içinde kayboldum. Yazar öykükerini öylesine yazmış gibi görünse de, somutlukla çerçevelendirmiş olsa da ben anlatımı yoğun ve duygulu buldum. Özellikle “yazmak”la ilgili düşüncelerini ve tavırlarını açık açık yansıtmış bazı öykülerinde. İnsanı kucaklayan ve olduğu gibi kabul eden bir yapısı var yazarın, öykülerinde onlara kızsa da sövse de yalnızlıktan nefret ettiğini anlayabiliyorsunuz. Tasvirleri de çok hoşuma gitti çünkü aynı zamanda bir doğa sever… Hayatından sunduğu kesitler ile günümüzden çok farklı bir yaşam tarzı sergilenmiş ve
Düşünce
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917bin okunma
Asılacak Kadın Melek
8/10
·152 syf.··
2023 4. kitabı
Uzun bir dönemin ürünü asılacak kadın, Pınar Kür’ün gerçek bir olaydan çıkarak kaleme aldığı.. Ve son dereci ahlakçı bir kitap olmasına rağmen toplumun ahlaki duygularına bla bla sebebiyle bir dönem yasaklanmış. Pınar Kür’ün savunmasında dediği gibi bu kitabı okurken cinsel duyguları uyarılan insanın ruh sağlığı bozuktur.. Aynen katılıyorum hatta daha fazlası.. Toplumun kanayan yarasına parmak bastıgı , kral çıplak dediği için yasaklandıgını düşünüyorum.. Asılacak Kadın 1979 yılında ilk kez yayımlanmış, 1985'e kadar değişik yayınevlerinde yayımlanmaya devam edilmiştir. 1985 yılına gelindiğinde ise halkın ar duygularını incittiği gerekçesiyle toplatılmıştır. Mekân bir mahkeme salonu; anlatıcı figürler sırasıyla yargıç Faik İrfan Elverir, “düşkün kadın” Melek Ebruzade ve genç delikanlı Yalçın Özveren'dir. Gerçek bir olaya dayandığı, Edirne'de yaşanan olayı Halide Nusret Zorlutuna'nın Pınar Kür'e aktardığı ifade edilir. Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölümü ezen Faik İrfan Elverir'in, ikinci bölüm ezilen Melek'in ve üçüncü bölüm kurtarıcı Yalçın'ın bakış açısıyla okuyoruz. Korumasız, çaresiz, güvencesiz bir kadın Melek, yaşlı ve sapık bir adam tarafından dış dünyadan uzaklaştırılak sapıkça şeylere zorlanır. Onu kurtarmaya çalışan Yalçın yaşlı adamı öldürür ve yargılanırlar. Ve kadersiz Melek idama mahkûm edilir. Gazetelere yansıyanla olayın özünün bambaşka olduğunu göreceğiniz, içler acıtıcı bir hayat hikayesine şahit olacaksınız. “Ve günümüzde, uygar dünyada, kitap imha etmek, insan öldürmekle eşdeğer, hatta daha büyük bir suç sayılmaktadır.” Yazarla bu kitap sayesinde tanıştığım için çok mutluyum. Toplumun gerçek yüzünü çok güzel kaleme almış. Belli ki kitap karakterleriyle aynı zihniyette olan bir kesimin farkındalık yaratılma korkusu kitabı sansürletmiş.
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,5bin okunma
…Jane Eyre…
9/10
·632 syf.··
2023 3. kitabı
“…sanki sol kaburgamın altında bir yerde bir ip varmış da bu ip senin sol kaburgana sımsıkı bir kördüğümle bağlanmış. Öyle sanıyorum ki aramıza dağlar, denizler girerse bizi birbirimize bağlayan bu ip kopacak. O zaman da için için kanlarım akacakmış gibi bir kuruntuya kapılıyorum. Sana gelince… Sen hemen unutursun beni!” Bu söz ile kalbime taht kurmuş bir kitap… Doğruların için nelerden vazgeçersin ? Aldığın eğitim , inancın seni nelerden vazgecirir Jane bunu anlattı bana. Küçücük, güçlü , yıkılmaz bir iradenin kitabı bu ... Öksüz ve yetim olan Jane 'in yaşadığı tutucu ortamda, kendini , kadın oluşunu nasıl kanıtladığı, tüm zorluklara rağmen her şeyin üstesinden gelen güçlü iradesi ve kadın bağımsızlığı anlatılmış kitapta. İnançların ve doğru gördüğün her şey için savaşını, kalbini bile yok sayışını, düştükten sonra da yine ayağa kalkmanı. Hiç yılmadan pes etmeden , hayat sana ne gösterirse göstersin, hep devam etmeni çok sevdim. Örnek bir kadın kahramandın aklımda hep kalacaksın. İyi ki okudum seni. Yazarın bazen okurla konuşması da beni çok etkiledi. Güzel bir bağımsızlık, aşk, kendini arayış, kendi başına ayakta durmanın çok güzel bir örneğiydi bu roman.
Düşünce
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202142,1bin okunma
Gorki’nin Tamamlayamadığı Eseri
Puan vermedi·168 syf.··
2023 2. kitabı
Maksim Gorki bu kitap için şunları söyler; Yakında büyük bir ucube yazmaya başlayacağım. Bir mujik (Rusça'da köylü anlamına gelen) tasviri yapacağım; eğitimli, mimar, düzenbaz, zeki ve elbette tutkuyla bağlı olacak. Öncelikle "Mujik" sözcüğünün Rusçada "köylü" anlamına geldiğini söyleyerek başlamak istiyorum. Kasabaya yeni taşınan garip görünüşlü, garip davranışlı bir mimardan sonra aydın sınıfının onu kabullenme sürecini ve bir yandan da devrim öncesinde halkın ve aydın kesimin düşüncelerini görüyoruz. Aydınların sıklıkla yaptıkları toplantılarda onları detaylı dış görünüş ve psikolojik tahlilleriyle yakından tanıma olanağı buluyoruz. En sevdiğim karakter Malinin'di. Onun hayata gerçekçi bakışı, hayatla ilgili gerçekçi ve anlamlı aforizmaları, bilgisi ölçüsünde azalan yaşama sevinci... Beni en üzen şeyse kitabın tamamlanmamış olması... Birçok şey yarım kaldı... Kendim sonunu hayal etmeye çalışıyorum ama aslında nasıl bitecekti merak etmeden de duramıyorum... Keşke Gorki ölmeden önce bu eserini tamamlayabilseydi...
Düşünce
MujikMaksim Gorki · Can Yayınları · 2014814 okunma
Reklam