Kötülük yapan birinden, sizlerden biri değil de, size yabancı biriymiş, dünyanıza giren davetsiz bir misafirmiş gibi söz ettiğinizi sık sık duydum. Fakat ben derim ki, evliyalar ve adil kişiler nasıl her birinizin içindeki en yüksekten daha yukarı çıkamazlarsa, kötüler ve zayıflar da, yine sizlerin içindeki o en alçak noktadan daha aşağıya inemezler. Nasıl tek bir yaprak bile sararmazsa bütün ağacın sessiz bilgisi olmadan, kusur işleyen de hepinizin gizli iradesi dışında kusur işleyemez. Hep birlikte bir tören alayı gibi yürürsünüz tanrı-özünüze doğru. Yol da sizsiniz yolcu da. Aranızdan biri düştüğünde, arkasındakiler için düşmüştür, taşa takılıp tökezlenmeye karşı bir uyarı… Evet, hem de önündekiler için düşmüştür, ayaklarına daha tez ve sağlam oldukları halde, ayağa takılacak taşı kaldırmayanlar için.
Sayfa 22 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2014
Giyimde edep, ahlaksız olanın gözlerinden korunmak için bir kalkandır, unutmayın. Ahlaksız diye bir şey kalmadığında ise giyimde edep prangadan ve zihin kirliliğinden başka nedir ki? Hem unutmayın, çıplak ayaklarınızı hissetmek haz verir toprağa ve rüzgârlar saçlarınızla oynamak özlemindedir.
Sayfa 19 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2014
Söyleyin bana Orphalese halkı, bu evlerde neyiniz var? Kilitli kapılarla koruduğunuz nedir? Huzur, gücünüzü ortaya çıkaran o dingin kuvvet var mı bu evlerde? Anılar, zihnin dorukları arasında uzanan o ışıltılı kemerler var mı? Güzellik var mı, yüreği ağaç ve taştan yaratılmış şeylerden alıp kutsal dağa götüren? Söyleyin bana, evlerinizde bunlar var mı? Yoksa rahatlık ve rahatlık tutkusu; eve konuk olarak girip, sonra ev sahibi, daha da sonra efendi kesilen o sinsi şey mi var sadece?
Sayfa 18 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2014