Nobel Ödüllü (1999)Alman yazar Günter Grass'ın -genellikle filme uyarlanmış "Teneke Trampet" eseri ile tanınan- yaşamını yitirmeden 2-3 gün önce tamamlayabildiği, kendisini, hayatı boyunca yaşadığı tecrübeleri aktardığı eseri;
"Sonluluk Üzerine"
Yazarın hastanede geçirdiği günleri tasvir ettiği, artık yaşamını yitirmekte olan Grass'ın psikolojisini, kaleminden düşen sözcüklerin, zamanının ne kadar değerli olduğunu, üretkenlikte sınırının olmadığını bizlere gösteren bir kitap.
Ve kitabın tasarımı o kadar güzel ki, içerisinde yazarın kendi çizimleri yer alıyor (hatta kullandığı mürekkebi mürekkepbalığından nasıl elde ettiğinden de bahsetmiş) aynı zamanda farklı tür konularda kısa anlatıları ve bu her bir anlatının konusuna uygun ardından bir şiir sizleri karşılıyor. Anlatılatıların içeriği değişiyor.Örneğin birinde mantarlardan bahsederken -Grass'ın mantar aşkı tarif edilemez- bir diğerinde kaybettiği arkadaşlarına özleminden, bir diğerinde kendinin değişmesinden bahsediyor. Çok akıcı eğlenceli bir kitap gerçekten.
Kitaptan bahsettiğimize göre beni çok etkileyen ve sizlerle paylaşmak istediğim kitabın giriş cümlesini de buraya bırakıyorum :)
KUŞ GİBİ ÖZGÜR OLMAK
Pipo içenin kalbi, ciğeri, böbrekleri, onu, perişan haldeki "ben"e serum bağlandığı, yan etkileriyle ilgili efsaneleri fısıldayan ve hacmi gitgide büyüyen bir yığın renkli, yuvarlak,ince uzun hapları yutmak zorunda olduğu tımarhaneye ara vermeksizin, sürekli gitmeye zorlarken; dik kafalı, somurtkan ihtiyar, "Daha ne kadar?" ve "Neden ki?" gibi sorular sorarken ve o sırada elinden ne fırçayla çizilen desenler ne sıralanan sözcükler düşerken; savaşlarıyla ve sivil ölümleriyle dünya elinden kayıp giderken, o yalnızca uyku, bir lokma kesintisiz uyku istedi -kendine-kendine yabancılaşarak, mızmızlanarak avuntu