Hasırcı Kız

Guy de Maupassant
Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 49 dk.
Sayfa Sayısı:
64
Basım Tarihi:
Mart 2015
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Orijinal Adı:
Contes Et Nouvelles
ISBN:
9789944888400
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Hasırcı Kız!
9/10
·59 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2020 11:10
İçerisinde 7 öykü bulunan, İş Bankası Yayınlarının orjinal dilinden kısaltılmamış çevirisi ile "Hascı Kız". Maupassant, ünlü romancı L.N. Tolstoy'un, "...sayıları az olmakla birlikte, Maupassant gibi bir başka tür insan daha vardır ki, bunlar her şeyi kendi gözleriyle, içerdiği önemi ve anlamıyla, olduğu gibi görürler," sözleriyle andığı yazardır. Gerçekten de bana kalırsaTolstoy'un dediği gibi yaşamı tüm çıplaklığı ile gözler önüne seren bir yazar. Yazarla tanışma kitabım oldu,öyküleriyle başlamak istedim onu daha iyi tanıyabilmek için. Kimi öykülerinde dramı tattım kimilerinde yüreğim burkuldu. Sayfa sayısı az olduğundan öyküler de kısa kısa aktarılmış çocuklar için belki başta anlaşılması zor olabilir fakat içerdiği mesajlarla yaşama bakışlarını değiştirebilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum.
1000Kitap
Hasırcı KızGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2015123 okunma
9/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2024 01:02
“Pierrot” adlı öyküde cimri bir kadın,hırsızlara karşı küçük bir köpek edinmek ister ancak köpek için vergi vermek zorunda olduğu ortaya çıkınca Pierrot adlı köpeği -bütün vicdan azaplarına rağmen cimriliği ağır basar-ölüme terk eder. “Tarlalarda” isimli öyküde,iki fakir köylü aile bir gün çocuğu olmayan zengin bir karı-koca ile karşılaşır. Zengin kişiler ilk aileden çocuklarını ister ama anne her türlü teklifi reddeder. İkinci aileyse hatırı sayılır bir meblağ karşılığında çocuklarını zengin aileye verir. Aradan uzun süre geçer. Evlatlık verilen çocuk,son derece lüks içinde öz anne-babasını ziyaret eder. Bunu gören “satılmayan çocuk”,anne ve babasına kendisini zamanında “satmadıkları”için öfke duyar ve evi terk eder. “Simon’un Babası” adlı öyküde,gayrımeşru büyüyen Simon diğer çocuklar tarafından itilip kakılır. Philippe adında bir demirci,annesiyle evlenince küçük Simon bir daha rahatsız edilmez. “Normandiya Şakası”,gerdek gecesi karısını bırakıp bahçesine giren şakacı avcıları yakalamaya giderken av olan ve sabaha dek bir ağaçta bağlı bekleyen bir damadın öyküsüdür. “Değerli Taş”,zenginliğe özenen bir memur hanımının komşusundan ödünç aldığı elmas kakmalı gerdanlığı kaybetmesini ve on yıl boyunca kocasıyla gerdanlığı ödemek için çektiği çileleri ve heba olan hayatlarını konu ediniyor. On yılın sonunda kaybolan gerdanlığın taklit olduğunu öğreniyor. “Küçükhanım” öyküsü,arabacı François’nın çok sevdiği Yosma adlı köpeğini işinden olmamak için ayağına taş bağlayıp nehre atmak zorunda kalması ve aklını yitirmesini konu ediniyor. “Çeyiz”de,çeyiz parasını dolandırıcı kocasına kaptırıp terkedilen Sophie adında bir kadının öyküsü aktarılmaktadır. “Hasırcı Kız” karşılıksız seven hasırcı bir kızın öyküsüdür. Hasırcı kız öldüğünde biriktirdiği bütün parayı sevdiği adama
Edebiyat
Hasırcı KızGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2015123 okunma
Hasırcı Kız
Puan vermedi·64 syf.··
2023 209. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2023 14:52
Kitap bir çocuk kitabı olarak yazılmış ve öyle basılmış fakat içerisinde çocuklara uygun olmayan pekçok kısım mevcut. Örneğin eşi tarafından dolandırılan bir kadın var, ya da kendini bir erkek için sefil eden bir kızcağız var. Ya da bir çiftin gerdek gecesi ile ilgili yapılan şakalar vs. Erişkinlerin, 16+ nın okuması daha mantıklı olur bu kitabı çünkü çocuklara hitap etmiyor. Mesela bir hikâyede kendisine Küçük Emrahvari bir acıklılıkla baba arayan bir çocuk. Gayrimeşru dünyaya gelmiş bir çocuğun uğradığı zorbalık, ödünç alınan pahalı bir kolyenin bir aileye yaşattığı dram vb. Ve işin kötüsü bir ders de verilmiyor kitapta. Hikâyeler hep ucu açık bırakılarak bitirilmiş. Akıcı ve dikkat çekici bir kurgusu vardı. Ama çocuklara uygun değil. Keyifli okumalar...
Hasırcı KızGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2015123 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2020 114. kitabı
Içersinde yedi öykü bulunduran orijinal dilinden kısaltılmamış çevirisidir. İçindeki hikayelerden özellikle "Değerli Taş" ve "Hasırcı Kız" oldukça güzeldi benim için. Çocuklarınız için alabilirsiniz ama önce kendiniz okuyun ve çocuğunuz okuduktan sonra birlikte değerlendirin.Birlikte çıkarımlar yapın; onun değerlendirmesini neler öğrendiğini görmeye çalışın. 8 yaş üzeri çocuklar için uygundur bana göre. Maupassant gerçekten övgüye değer ve yetenekli bir hikayeci. Keyifli okumalar.
Hasırcı KızGuy de Maupassant · Arkadaş Yayıncılık · 2018123 okunma
Sorgulamak
8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2023 26. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2023 18:25
İnsan ömründe bir kez mi yoksa bir kaç kez mi aşık olur? İle başlayan sorgulama kitabın diğer bölümlerinede kendine yer etmekte insanı yaşamını sorgulamaya iten bir kitap
Hikaye-Öykü
Hasırcı KızGuy de Maupassant · Arkadaş Yayıncılık · 2018123 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Guy de MaupassantYazar · 56 kitap
Doğalcılık akımına bağlı Fransız öykü ve roman yazarıdır. Öykü alanında Fransa'nın en büyüklerindendir. Parisli bir borsa oyuncusunun oğlu olarak 5 ağustos 1850'de Dieppe kenti yakınlarındaki Miromesnil şatosunda dünyaya geldi. Guy de Maupassant, burada Normandiya bölgesini ve köylülerinin yaşamını yakından tanımak fırsatını buldu. İlk eğitimini Kilise'den aldı. 13 yaşında gönderildiği İlahiyat okulundaki yaşama ısınamadığı için kurallara aykırı davrandı. Böylece kendisini okuldan kovdurdu. Öğrenimini Rouen lisesinde tamamladı. 1869'da Paris'te hukuk okumaya başladı. Fransa ile Almanya arasında savaş çıkması üzerine öğrenimine ara verdi. Gönüllü olarak savaşa katıldı. 1870'de seyyar jandarma birliğinde asker oldu. Maupassant, o dönemde tanığı olduğu olayları, yaşadıklarını, gözlemlediklerini daha sonra kaleme aldığı birçok öyküsünde anlattı. 1871'de terhis olduktan sonra Paris'te hukuk öğrenimini sürdürdü.Babasını yardımıyla Donanma Bakanlığı'nda bir iş buldu. Atlet yapılıydı, iyi yüzer ve kürek çekerdi; yalnız aklı denizcilikte değildi; yazar olmak istiyordu. 1879'da da Eğitim Bakanlığı'na geçti. Canlı ve taşkın bir kişiliği olan Maupassant, hayatın zevklerine ve çalışmaya aynı coşkuyla sarılmıştı. Şair Louis Bouilhet, onun ilk şiir denemelerini teşvik etti. Yaşamını kazanmak için çalışmaya başladığı Bakanlıklarda bürokrasi dünyasını tanıdı. Böylece bürokratların bulunduğu ortamı gözlemlemek fırsatını buldu.  Maupassant'ın yazarlık hayatı, 1871'den sonra başladı. Şiirler yazdı (Le Mur, Au Bord de l'Eau). 1871 ile 1880 arasında, özellikle, annesinin çocukluk arkadaşı romancı Gustave Flaubert'in etkisinde kaldı. Flaubert, Maupassant'ı iyi bir yazar olarak yetiştirmek için çok çalıştı. Ona gerçeği değişik bir bakışla gözlemlemeyi, yalnız gördüklerini ve duyduklarını yazmayı öğretti. İlk yazdıklarını okuyup düzeltti. Flaubert, onu Emile Zola, Ivan Turgenyev, Edmond de Goncurt ve Henry James gibi ünlü yazarlarla tanıştırdı. Flaubert'in 1880'de beklenmedik ölümü, Maupassant'ı çok derinden etkiledi. 1880'de, Flaubert'in ölümünden bir ay önce, aralarında Emile Zola'nın da bulunduğu natüralist (doğalcı) bazı yazarların öykülerinin toplandığı "Les Soirées de Médan" (Médan Akşamları) adlı kitapta Maupassant'ın da bir öyküsü yer aldı (Boule de Suif - Kartopu - İs Yumağı). Bu öykü, Maupassant'a ilk büyük başarısını getirdi ve onun öykü yazarlığına olan eğilimini ortaya çıkardı. Maupassant, 1880'den 1891'e kadar, 18 kitapta toplanan yaklaşık 300 öykü ile 6 roman yayımladı. Romanları şunlardır: Bir kadının yaşamı boyunca uğradığı hayal kırıklıklarını anlatan ve ilk romanı olan "Une Vie" (Bir Hayat - 1883), "Bel Ami" (Güzel Dost - 1885), "Mont Oriol" (Oriol Dağı - 1887), "Pierre et Jean" (Pierre ile Jean - 1888), "Fort Comme la Mort" (Ölüm Gibi Kuvvetli - 1889) ve "Notre Coeur" (Kalbimiz - 1890). Maupassant, en güzel öykülerini, 1881 ile 1886 arasında yazdı. Elde ettiği başarılar, ona yüksek sosyetenin kapılarını açtı. Son romanlarında, yüksek sosyeteye ilişkin yaşantılarını anlattı. Bu romanlar, doğrudan doğruya, Maupassant'ın karşı cinsle olan ilişkilerinin verdiği sıkıntılardan esinlendi. Öykü kitaplarından elde ettiği gelirle "Bel Ami" adlı bir yata sahip oldu. Maupassant, bu yatla Akdeniz'de geziler yaptı ve yolculuk izlenimlerini 1884'te yayımlanan "Au Soleil" (Güneşte), "Sur l'Eau" (Denizde - 1888) ve "La Vie Errante" (Serseri Hayat - 1890) adlı öykülerinde anlattı. Maupassant, genç yaşında baş ağrılarından şikayet etmeye başladı. Hastalığı, 1884'ten itibaren, zihin yorgunluğunun ve gördüğü hallüsinasyonların etkisiyle gittikçe artıyordu. Sağlık durumu günden güne bozuluyordu. Ne olduğunu bilmediği ve kendisine düşman bellediği bir varlığı hep yanı başında hissediyor ve ölüm düşüncesi sürekli olarak aklını kurcalayıp duruyordu. Guy de Maupassant, 1887 yılında yayımlanan "Le Horla" adlı öyküsünde, delilik belirtilerinin nasıl başladığını ve insan üzerinde ne gibi değişiklikler meydana getirdiğini anlattı. Bu kitap yayımlandıktan sonra, iyileşmek ümidiyle, uzunca bir deniz yolculuğuna çıktı. Yolculuktan döndükten sonra "Pierre et Jean" adlı romanını tamamladı. Daha sonra "Notre Coeur" adlı romanı kaleme aldı. 1890'da yayımlanan "La Vie Errante" adındaki yapıtından sonra da pek bir şey yazamadı. Sağlık durumu da adamakıllı bozulmuştu. Fazla ilâç almak yüzünden o iriyarı bedeni ve zihni yıpranmıştı. 1892'nin Ocak ayında kendini öldürmeye kalkıştı. Ağır hasta olarak Paris'e getirildi ve bir sağlık yurduna yatırıldı. Maupassant, 1893 yılında iyileşemeden öldü. Paris'teki Montparnasse mezarlığına gömüldü.