Çünkü dünya o kadar güzel bir yer ki cezalandırılman için suçlu olman gerekmiyor. Burası bir cennet! Gerçekten öyle. Öyle bir cennet ki herkes cezalandırılıyor. Öyle bir cennet ki masumlara ödül olarak, suçlular da cezalandırılıyor. Bunu gören masumlar, "Yaşasın adalet!" diye bağırıyor. Hiçbir suçları olmadığı halde cezalandırıldıklarını unutarak. Öyle bir cennet ki adalet, adaletsizliği unutmaktan geçiyor
Anadolu size felsefeyi geri vermeyecek. Çünkü onları yuttu. Toprağına karıştırıp çiçek açtı, ağaç büyüttü. Tarihiniz, İsa'nın öncesinde kaldı. Geri gelmeyecek. Ne kadar insan öldürürseniz öldürün, arkhe size yüzünü göstermeyecek! Çünkü onlar canlarını acıtamayacağınız kadar derinlerde. Ecdadınızla aranıza toprak girmiş. Anadolu girmiş. Artık çok geç. Onlar, onları bilenlere ait, sahiplenmek için savaşanlara değil! Eğer kendi gerçeğinizi, uğruna katliam yapacak kadar bulmakta diretiyorsanız, insandan önceki düşünce tarihine bakın! Belki oralarda bir şeyler bulursunuz...
Ölüm ölümdür, lakin hırıltı nedir?
Hırıltının ne olduğunu soruyordun. Hayattır, asker. Ölüm Ölümse hırıltı hayattır. Hırladığın sürece hayattasın! Hırladığın kadar!
Savaş boyunca dimdik kalmış, yeniçağın mimarı öğretmenlerin maaşları insani seviyeye yükseltilsin diye boğaz patlatıyor ama sıralara inen yumrukların gürültüsünden sesimi duyuramıyordum.