Zurnalarbenimiçinçalıyor

Zurnalarbenimiçinçalıyor
Neden öldürdünüz kardeşimi? Yüzünüz olsaydı, basardım tokadı, ama sizinki yüz değil, yırtıcı hay­van suratı. İnsan rolü yapıyorsunuz, ama eldivenin altında pençeleri görüyorum, şapkanın altında da hayvanın yassı kafatasını; makul konuşmalarınızın ardında paslı zincirleri­ ni şakırdatan gizli deliliği işitiyorum. Ey yarım akıllı mutsuz hayvanlar, acımın, kederimin, onuru lekelenmiş düşüncele­ rimin tüm gücüyle lanetliyorum sizi!
Sayfa 69·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Kitapları, çiçekleri ve müziği se­viyordu, kaba olan her şeyden korkuyor ve şiir yazıyordu, kardeşim eleştirmen kimliğiyle çok iyi şiirler olduğunu te­min ediyordu. Bildiğim ve hatırladığım hiçbir şeyle şu ba­ğıran leş kargalarının, kanlı kıyımın ve ölümün bağını ku­ ramıyordum . . .. Leş kargaları bağırıyor ...
Sayfa 68·Kitabı okudu
Alıntı
Bana her şeyi anlattıkları zaman yanına gidip elini öp­tüm, bundan sonra birine vurmak için bir daha asla kalk­mayacak soluk ve cılız elini; kimseyi şaşırtmadı bu
Sayfa 63·Kitabı okudu
Alıntı
- Kızıl kahkaha bu. Dünya çıldırdığında işte böyle gül­meye başlar. Dünyanın çıldırdığını biliyorsun değil mi? Ne çiçekler var üstünde, ne de şarkılar; derisi yüzülmüş bir baş gibi yuvarlak, pürüzsüz ve kızıl artık. Görüyor musun onu? - Evet, görüyorum. Gülüyor.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Alıntı
Tortop büzülmüş yatıyorum, tüm bedenim hepi topu iki arşınlık alan kaplarken düşün­cem dünyayı kucaklıyor. Tüm insanların gözleriyle görüyor, kulaklarıyla duyuyorum; ölenlerle ölüyorum; yaralananlar ve unutulanlarla kederlenip ağlıyorum ve bir bedenden kan fışkırdığında yaraların acısını hissediyor, ıstırap çekiyorum.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam