Çünkü insan denen mahlukun en önemli niteliklerinden biri unutmaktı.İyiliği de kötülüğü de, acıyı da mutluluğu da, korkuyu da sevinci de unuturlardı. O yüzden aynı hataları tekrarlarlardı
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Evet, titanların, tanrıların ve insanların kralı ben Kronosoğlu, kudretli Zeus, insana olan zaafımdan bir türlü vazgeçemiyordum
Üstelik ne zaman, nasıl ortaya çıktıklarını bile bilmiyordum.
Belki de biz tanrılardan önce vardılar, atamız titanlardan bile önce. Gerçekte zayıf , çaresiz ve acınası yaratıklar olmalarına rağmen, kısa yaşamlarını yere göğe sığdıramazlardı.Oysa kasvetli şehirlerde sefillik içinde geçen basit bir serüvenden başka bir şey değildi yaşamları.
Hayvanların duygularından emindim, çünkü yalan söyle yemeyecek kadar saftılar. Ama insan denen o ölümlü mahluk, her türlü belanın, her türlü melanetin kaynağıydı. Kahramanına da, hainine de, cesuruna da, korkağına da, yaratıcısına da, yıkıcısına da, asla güvenilmezdi. Birbirlerine yaptıkları kötülükler yetmezmiş gibi, kurdundan kuzusuna, çiçeğinden ağacına her türlü canlıya zarar vermekten çekinmezlerdi
"Ama hepsi öyle, sanki seyirci için değil kendileri için çalıyorlar." Başıyla onayladı Tobias.
"Öyle, bu adamlar iyi müzisyenler. İyi müzisyenler ken dileri için çalarlar."