O dönemin tarih anlayışı Türk ve Müslümanları kapsı yordu. Bu da yaklaşık bin küsur yıllık bir dönem demekti.
Oysa bu topraklardaki insanlık tarihinin izleri on binlerce yıl öncesine uzanıyordu. Ki , Fatih Sultan Mehmed gibi büyük padişahlar bunun ayrımındaydı. O yüzden, Fatih Sultan Mehmed, kendisine model olarak Büyük İskender'i seçmiş, "Ben Roma İmparatoruyum" demekten hiç çekinmemişti.
Kaderin cilvesine bakın ki, ondan dört yüz yıl sonra hükmeden torunlarının vizyonu onun çok gerisindeydi. Bu ülkede, sadece bin küsur yıllık bir tarihe ilgi göstermek, sadece o dönemdeki kültürlere sahip çıkmak, en basit tabirde büyük bir cahillikti. Ve bu cehalet, Pergamon Altarı gibi muhteşem bir eseri Berlin'e taşımak isteyen Almanya'nın çok işine yaradı.
Alman veliahtının özel ricası devreye girdi, kazılarda yapılan masraf ve emeğin karşılığı olarak Berlin Müzesi'ne bir değil, iki hissenin verilmesi bizzat Osmanlı Devleti tarafından kabul edildi