Zurnalarbenimiçinçalıyor

Zurnalarbenimiçinçalıyor
Ama şansızlığına, aldığı yara hafifmiş
Ne düşünüyor? Ölürken bile adını söylemek istemeyen bu insanın ruhundaki umutsuzluğun derinliği muazzam olsa gerek. İsme ihtiyacı mı var? Hayatla ve in­sanlarla işi bitmiş, onların gerçek kıymetini anlamış ve etra­ fında kimse yok, ne dostları ne düşmanları, istedikleri kadar bağırıp çağırsınlar, çileden çıksınlar, tehdit etsinler. Sorup öğrendim: O son korkunç çarpışmada, on binlerin öldüğü o kıyımda ele geçmiş ve onu esir aldıkları sırada hiç direniş göstermemiş: Nedense silahsızmış ve bunu fark etmeyen bir asker kılıcıyla ona vurduğunda kendini korumak için elini kaldırmamış.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
- Ya şimdi savaşı bitirirsiniz, ya da ... "Ya da" ne? Akıllarını başlarına toplamalarını sağlaya­cak, yüksek sesle söylenecek yeni yalanlarla cevaplanmayacak kelime kaldı mı dünyada? Ya da önlerinde diz çö­küp ağlamak mı gerek? Ama zaten yüz binler gözyaşlarıyla yıkamıyor mu dünyayı, faydası var mı hiç?
Sayfa 48·Kitabı okudu
Alıntı
- Umarım, -diye gülümsedim suyla oynarken. - Bıçaklardan da korkuyorum, keskin ve parlak olan her şeyden: Elime bıçak aldığım takdirde muhakkak birini doğrarım gibi geliyor. Bıçak keskinse neden doğramayasın, değil mi?
Sayfa 39·Kitabı okudu
Alıntı
- Bir düşün: İnsana onlarca, yüzlerce yıl merhamet, sağ­duyu ve mantık öğretip, onu bilinçlendirdim diyemezsin, her şeyin bir bedeli var. En önemlisi de bilinç. İnsanlar acı­masızlaşabilir, hassasiyetlerini yitirebilir, kan, gözyaşı ve acı görmeye alışabilirler, tıpkı kasaplar, ya da bazı doktorlar ya da askerler gibi; ama hakikati bir kere öğrendikten sonra ondan vazgeçmek nasıl mümkün olabilir? Benim fikrime göre bu imkansız. Çocukluktan beri bana hayvanlara eziyet etmememi, merhametli olmamı öğrettiler; okuduğum bü­tün kitaplar da bunu öğretti ve sizin kahrolası savaşınızdan zarar görenlere öyle acıyorum ki canım yanıyor.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Alıntı
Ama işte zaman geçiyor ve tüm bu ölümlere, acılara ve kana alış­maya başlıyorum; gündelik hayatta da daha duyarsız, daha tepkisiz olduğumu ve yalnızca en kuvvetli itkilere cevap verebildiğimi hissediyorum, ama savaş gerçeğinin kendi­sine alışamıyorum, esasen akılsızca olan bu şeyi anlamayı ve açıklamayı aklım reddediyor. Bir milyon insan bir yerde toplanıp edimlerine haklılık kazandırmaya çalışarak birbi­rini öldürüyor ve hepsi eşit derecede hasta ve hepsi eşit de­recede mutsuz. Delilik değil de nedir bu?
Sayfa 38·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam