Zurnalarbenimiçinçalıyor

Zurnalarbenimiçinçalıyor
Tı­marhaneyi vatanımız, delirmeyen herkesi de düşmanımız ve deli ilan ediyorum ve tüm azametim, yenilmezliğim ve neşemle tek hükümdarı ve tek efendisi sıfatıyla dünyaya hükmettiğimde öyle şen şakrak bir kahkaha dolduracak ki evreni!
Sayfa 32·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Ağlamaya başladım: - Tanrım, ayaklarım yok. Öyle severdim ki bisiklete binmeyi, yürümeyi ve koşmayı, ama şimdi ayaklarım yok . Sağ ayağımla oğlumu sallardım, o da gülerdi, ama şimdi ... Kahrolun hepiniz! Ne diye gideceğim eve artık? Sadece otuz yaşındayım ... Kahrolun hepiniz!
Sayfa 30·Kitabı okudu
Alıntı
İnlemeyi kesti, sı­rayla her birimizin ve fenerlerimizin üzerinde gezdiriyordu gözlerini yalnızca ve insanlarla ateşi görmenin çılgın sevinci ve tüm bunların az sonra bir hayal gibi kaybolacağına dair çılgın korku yan yanaydı bakışlarında. Kim bilir kaçıncı kez fenerleriyle üzerine eğilen insanları gördüğünü sanmış ve bu insanlar kaçıncı kez kaybolmuştu kanlı ve bulanık bir kabusun içinde.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Alıntı
- Çok yaralı var mı? -diye sordum. Elini salladı. - Çok deli var. Yaralıdan daha çok. - Hakiki deli mi? - Başka türlüsü var mı?
Sayfa 19·Kitabı okudu
Düşünce
Şarapnellerinizle beynimi parçalıyorsunuz, beynimi! Nereye ateş etseniz, mermilerin hepsi beynimi buluyor. Ev diyorsunuz. Ne evi? Sokak, pencereler, insanlar, oysa ben artık sokağa bile çıkamam utancımdan. Semaver getirmişsiniz, bense bakmaya utanıyorum semavere.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam