Güçlülük, yürekli olmayı gerektirir. Yüreklilikse insanın kendi gerçekleriyle yüzle- şebilmesini içerir, insanın kendine yabancılaşması paha sına kazanılan güç, gerçek güç değildir. Güçsüzlüğümüzü yaşayabilecek yürekliliği gösterdiğimiz bir anda biri bizi küçümserse, bu onun sorunudur. Aslında için için aynı yürekliliği gösterebilmiş olmayı o da ister, ama abartılmış gururunun tutsağı olduğu için bunu göze alamaz. Bazı insanlar, kendimizi dürüstçe yaşadığımız zaman, diğerle
rinin bu «açık»tan yararlanarak bizi devirmeye çalışacak ları görüşünü savunurlar. Oysa bir insan ancak kendi için de devrikse başkaları tarafından devrilebilir.
Kişiliğin bireyleşebilmesi için, insanın kendisine iliş kin gerçekleri olabildiğince bilinçlendirebilmesi gerekir. Ne var ki, birçok insan kendini tanımak için çaba göster meksizin yaşamına anlam katabilmeyi umar ve bekledik lerini bulabilmek için bir mucizenin gerçekleşmesini bek ler. Oysa insan, gerçeklerini tanıyabildiği oranda kendisiyle uzlaşır ve çevresine karşı da daha hoşgörülü olur.