Eğer bir iman şuur, idrak ve açık delillerden yoksun ise, o iman cahilce bir taassup olup, hakikati görmeyi ve hidâyete ermeyi önleyen bir fanatizme dönüşür.
Bireyler ve toplumlar, dinden uzaklaşmak isteseler de, ulûhiyet düşüncesinden kurtulamazlar. Dinin aleyhinde bulunanlar, her şeyi kontrol edememenin getirdiği tedirginlikle ve bu tedirginliğin tetiklediği metafizik kabullerle yaşarlar.