Maalesef, anne ve baba olmak için hâlâ ciddi bir eğitim alma ve hazırlık yapma gereği görülmüyor. Bizim anne babalarımız da genelde uyguladıklarını kendi anne babalarından öğrenmiş oluyorlar. Ve tıpkı "Kızını dövmeyen dizini döver." atasözünde olduğu gibi büyüklerimizin nesilden nesile aktardığı çocuk yetiştirme yöntemleri, bilgelik maskesine bürünmüş fakat bir yandan da ciddi zararlar veren kulaktan dolma nasihatten başka bir şey değil.
Anne-babalarımız her birimizin içine zihinsel ve duygusal tohumlar ekiyorlar- biz büyüdükçe filizlenen tohumlar. Bazı ailelerde bu tohumlar sevgi, saygı ve bağımsızlık kaynağı oluyor. Maalesef birçok ailede, tohumların arasında korku, yaptırım ve suçluluk duyguları da bulunuyor.
"Her biri kendi içinde kaynayan zerresel birer yaşama sahip, insan dediğimiz o sayısız ve birbirinden ayrık göletler bütünü, suya, nehirlerin ulaşamayacağı bir varlık kazandıran bir yol olmaktan başka neydi ki?"