Öyle bir anneydi çünkü o. Bir şey oldu mu hep kötü olanı, daha kötüsünü hayal ederdi. Kötü bir şeyler hayal etmediği zamanlarda ise kanepede oturup televizyon izlerdi.
Yazarlık meseğinde zorluklardan kaçmak diye bir şey yoktur. Dur durak yoktur. İşin kolayına kaçılamaz. Her deneyimin verdiği bir ağrı, bir sızı vardır. Zaten iş sona erdiğinde duyulacak hazzın büyüklüğü deneyim sırasında çekilen acıların büyüklüğüyle doğru orantılıdır.
"Kitap okumamanın büyük bir günah olabileceğini hiç düşünmemiştim."
"Değil. Ancak yine de eğer olsaydı, dünya yaşamak için çok daha iyi bir yer olurdu."
Cehennemin kütüphane olduğunu öğrenince millet neden şaşırıyor anlayamıyorum. Mahkumlarımız kütüphane olgusuna çok uzak, tamı tamına yüzde 84.12'si okumaktan nefret ediyor. Yaşamları boyunca kitaplardan veba gibi kaçmışlar.